KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14335 E., 2011/7198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.09.2008 tarih ve 2006/463 - 2008/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait olan ve diğer davalının sevk ve idaresindeki aracın yaptığı kaza neticesinde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde araç şoförünün %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza sonrası hastaneye sevk edilen müvekkiline her iki dizde ağrı tespiti ile rapor verildiğini, kaza sonrasında müvekkilinin dizlerindeki ağrının giderek arttığını, yapılan kontrollerde diz kapağının kazadan dolayı parçalandığının ve dizine protez takılması gerektiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, 5.000 TL manevi, 5.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacının, kullandığı araçta yolcu olduğunu, kazayı kendisinin yaptığını, istenilen tazminatı ödeme gücünün olmadığını savunmuştur.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... idaresindeki ve diğer davalı şirkete ait aracın tam kusurlu olarak davacıya çarptığı, davacının basit tıbbi müdahale düzelecek ölçüde dizlerinden yaralandığı, bu yaralanma nedeniyle yataklı tedavi görmediği ve tedavi giderinin olmadığı, davacının dizlerindeki kireçlenme ile davaya konu kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı, maddi tazminata hak kazanıldığının ispat edilemediği, ancak trafik kazası nedeniyle yaralanan davacının vücut bütünlüğünün zarar gördüğü,
bu nedenle manevi tazminata hak kazanıldığı gerekçesiyle, maddi tazminat davasının reddine, 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14335, K. 2011/7198, 14 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama