KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1437 E., 2010/7120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Tokat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tokat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2007/118-2008/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin açtığı ve faaliyete başladığı şubenin TTK'nun 42 nci ve TST'nün 13 ncü maddesine göre, ticaret siciline tescili yükümlülüğünü, davalının davete rağmen yerine getirmediğini ileri sürerek, davalıya ait işyerinin TTK'nun 35 nci maddesi uyarınca ticaret siciline şube olarak tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şubenin tüm işlemlerinin merkezce yürütüldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına, yapılan keşfe ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, şubede tek başına satış işleminin yapıldığı, muhasebe kayıtlarının merkezde tutulmuş olmasının şube niteliğini kaldırmayacağı, 5174 sayılı Kanunun 9 ncu maddesinin aradığı koşulların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yargılamının davaya konu edilen şubenin tesciline ilişkin olarak yapılmış olmasına, hüküm kısmında dava konusu edilen şubenin adresine ilişkin yapılan yanlışlığının maddi hataya dayalı olduğunun anlaşılmasına, maddi hatanın mahkemesince mahalinde her zaman düzeltilmesinin mümkün görülmesine nazaran davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1437, K. 2010/7120, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama