KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/144 E., 2010/9476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2007 tarih ve 2007/43-2007/452 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.10.2005 tarih ve 7 O 247/04 Sayılı gıyabi karar ile masraf tespitine ilişkin kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı olarak verildiğini ve kararın henüz müvekkiline tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkemece dava dilekçesinin belirtilen usuller ile davalı tarafa tebliğ edildiğinin bildirilmesine rağmen tenfizi istenen kararın ve masraf tespit kararının sözleşme aksine Alman Hukukuna göre yapıldığı, Alman Hukukuna göre tebliği yapılan tenfize konu kararların, gerek anılan Lahey Sözleşmesi, gerek MÖHUK ve gerekse de HUMK gereğince davalı adına usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği,
dolayısı ile ortada kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, Alman makamlarınca kararların postaya verilme tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı hükmünün anılan sözleşme ve MÖHUK gereğince kabulünün de mümkün olmadığı gibi tebligatın kamu düzenine ilişkin olup karar tebliğinin MÖHUK’un 38/c maddesi gereğince kamu düzenine aykırı bulunduğu, zira bu durum karşısında MÖHUK’nun 34. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/144, K. 2010/9476, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama