KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14444 E., 2010/74 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Bandırma Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bandırma Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2007 tarih ve 2007/14-2007/403 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumdan emekli iken 24.02.2004 tarihinde ölen Mehmet Mahken’in emeklilik maaşının ölüm tarihinden 26.08.2006 tarihine kadar davalı bankaca kimliği meçhul kişilere ödendiğini, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 07.09.1998 tarihli protokolün 5 ve 9. maddeleri uyarınca müvekkilinin zararından davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, (12.460,7)YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın taraflar arasında imzalanan protokolün 5 ve 9. maddeleri uyarınca sadece vekil, vasi, vekil veya kayyıma ödeme yapması halinde her yıl Mart ve Eylül aylarında hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kaydı istemesi zorunluluğunun bulunduğu, somut olayda ise gerçek hak sahibi gibi ATM cihazlarıyla ödeme yapıldığı, bu durumda kimlik tespitine de imkan olmadığı, ayrıca maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaranın bizzat davacı kurum olduğu, hak sahiplerini sağ olup olmadığını denetlemenin öncelikle davacının sorumluluğunda bulunduğu,
davacı kurumda hak sahiplerine ait bir çok kayıt ve bilginin de olduğu, somut uyuşmazlıkta hak sahibi Mehmet’in 1925 doğumlu olduğu gibi doğum tarihinin 1920 olarak düzeltildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14444, K. 2010/74, 11 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama