KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14530 E., 2011/7079 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/06/2009 tarih ve 2009/28-2009/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 1983 yılında İyigün ve Uygun ailelerinin mensuplarınca kurulduğunu ve kuruluşundan itibaren “YONTAŞ” ibaresini unvanında kullandığını, Uygun ailesinin şirketteki paylarını 1997 tarihinde devrettikleri tarihe kadar Recep Uygun’un şirketi münferiden temsile yetkili bulunduğunu, TTK’nun 11.2 nci maddesi gereğince pay devir sözleşmesinde “YONTAŞ” ibaresinin kullanımı konusunda eski ortaklara herhangi bir yetki verilmediği halde pay devreden kişilerin kısa bir süre sonra davalı şirketi kurduklarını ve 09.09.1998 tarihinde de “YONTAŞ” ibaresini 6, 7, 8, 11,
21 ve 34 ncü sınıflar için marka olarak tescil ettirdiklerini, tescile konu sınıfların davacı şirketin iştigal konuları ile ilgili olduğunu, davalı şirketin marka tescilinden, davacının aynı ibareyi marka olarak tescil başvurusunda bulunduğu sırada yapılan ön araştırmada 2002 yılından haberdar olunduğunu, müvekkilinin gerek unvan gerekse tescilsiz marka olarak kullandığı “YONTAŞ” ibaresini davalının da unvan ve tescilli marka olarak kullanmasının Paris Sözleşmesi’nin 6 ve 8, TTK’nun 52, 57/5, 556 sayılı KHK’nin 8/3 cü maddeleri gereğince haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek,
davalı markasının hükümsüzlüğüne, ticaret unvanındaki “YONTAŞ” ibaresinin terkinine, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin kurucularından olan Recep ile davacı şirketin temsilcisi Amir’in davacı şirketin büyük ortakları oldukları dönemde 03.12.1996 tarihinde imzaladıkları anlaşma ile her iki tarafında “YONTAŞ” ibaresini kullanma hakkı bulunduğu belirtilerek davacı şirketin tasfiyesini kararlaştırdıklarını, buna dayalı olarak da stok ve demirbaşları paylaştıklarını,
davacı şirketin düzenlediği 31.12.1996 tarihli faturalar ile anılan stok ve demirbaşların bir kısmının müvekkiline devredildiğini ve 09.01.1997 tarihinde de uygun ailesinin davacı şirketteki paylarını devrettiğini devirden sonra da davacı şirketin davalıdan mal alışlarının olduğunu, 2001 yılından sonra davacının “Pınarbaşı Yontaş” unvanını kullandığını, davanın iyi niyetten yoksun olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının ‘Yontaş’ ibaresini kullanmasının önceye dayalı olduğu, 556 Sayılı KHK’nin 8/5. maddesi gereğince davalı markasının hükümsüzlüğünün istenebileceği, ticaret unvanından terkin talebinin yerine olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı markasının hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14530, K. 2011/7079, 13 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama