KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14539 E., 2010/1624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.06.2007 gün ve 2006/365-2007/248 sayılı kararı bozan Daire’nin 05.03.2009 gün ve 2007/13740-2009/2564 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Penguen Gıda A.Ş. arasında 01.06.2001 tarihinde imzalanan “Finansman, Mağazacılık, Lojistik ve Hizmetler Sözleşmesi” ile anılan şirketin üreteceği konserve ürünlerin müvekkilince satın alınması ve Bursa Serbest Bölgesinde kurulacak PFZ A.Ş. depolarında muhafaza ve pazarlanması,
PFZ A.Ş.’nin tüm hisselerinin bedelsiz olarak müvekkiline devri, tüm malların karşılığının müvekkilince tahsilinden sonra bu hisselerin iadesi, müvekkilinin davalıyı veya herhangi bir kişiyi tek yetkili imza sahibi olarak atayabileceği, müvekkilinin tüm ödemeleri üretici Penguen Gıda A.Ş.'nin banka hesabına yapacağı,
mallar nihai müşteriye gönderilmek üzere gemiye yüklendiğinde müvekkilinin bu malları PFZ A.Ş.’ne fatura edeceği ve PFZ A.Ş.’nin nihai müşteriyle üretici arasında kararlaştırılan sözleşme fiyatını müşteriden fatura karşılığı tahsilini müteakip bir işgünü içerisinde fatura miktarının müvekkiline ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, daha sonra davalının müvekkilince PFZ A.Ş.’ni idare ve temsile yetkili kılındığını, Penguen Gıda Dış Tic.
A.Ş. tarafından hisse senetlerinin yerine tanzim olunan ilmühaberlerin müvekkiline verilmek üzere davalıya teslim edildiğini, ancak ilmühaberlerin ihtarnameye rağmen davalı tarafından müvekkiline verilmediğini, ayrıca HSBC Bankası’nın PFZ hesabından davalı tarafından 278.000 Euro’nun alındığını, bu paranın da iadesi konusunda müvekkilince gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, ileri sürerek PFZ hisseleri yerine düzenlenen ilmühaberlerin müvekkiline teslimini ve 278.000 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın dayandığı sözleşmenin tarafı olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin PFZ (Penguen Gıda Dış Tic. A.Ş.) hisselerini asaleten devraldığını, davacının verdiği vekaletnamenin sadece depo kiralanmasına yönelik bulunduğunu, davacı iddialarının yerinde olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın pasif husumet nedeniyle reddine dair verilen karar, Dairemizin 01.06.2006 tarihli kararı ile, özetle, davanın mahkemece yanlış nitelendirildiği, davalının iş ve eylemlerinin BK kapsamında değerlendirilerek PFZ şirketine ait ilmuhaberlerin ve anılan şirket hesabından çekilen paranın davacıya aktarılma yükümlülüğü olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaretle davacı yararına bozulmuş olup mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının kendi adına vekalet görevi haricinde pay satın alarak PFZ’nin ortağı olduğu,
01.06.2001 tarihli sözleşmede PFZ’nin taraf olmadığı, sözleşmenin 6.2.maddesindeki PFZ’nin tüm hisselerinin RW-W’ye ücretsiz olarak devredileceğine ilişkin hükmün ancak sözleşmenin tarafı olan Penguen Gıda Pazarlama A.Ş.’ni bağlayacağı, davalının yöneticisi olduğu PFZ’deki eylemlerinden dolayı anılan şirketin kurullarına karşı sorumlu olduğu, karşılıklı çıkarların söz konusu olduğu ticari ilişkide, davalının bir tarafın vekili, diğer tarafın yöneticisi konumunda olmasının hukuken mümkün olmadığı, dolayısıyla davalının PFZ’nin temsil ve ilzama yetkili yöneticisi olmakla, davacı ile aralarındaki vekil-müvekkil ilişkisini sona erdirdiği,
01.06.2001 tarihli sözleşmede bu hususla ilgili kararlaştırılmış hükümlerin baştan itibaren geçersiz olduğu, davalının vekalet görevini yapmayarak davacının uğradığı zarardan şahsen sorumlu olduğu iddiasına dayalı davanın reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kararın da davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.03.2009 tarihli kararıyla, özetle, 01.06.2006 tarihli sözleşme uyarınca kurulan PFZ A.Ş.’nin hisselerinin davalı tarafından davacıya vekaleten devralındığı, ancak davalının vekalet görevini kötüye kullanarak hisseleri davacıya devretmediğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, mahkemece bu olgu kabul edilerek davacının diğer taleplerinin incelenip değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davalı vekilince karar düzeltilmesi isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14539, K. 2010/1624, 12 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama