KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14540 E., 2011/16471 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.358 kelime·7 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2009 tarih ve 2006/72 - 2009/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı şirket vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.12.2011 gününde davacı avukatı ....ile davalı Ersin Fotoğrafçılık Film Prodüksiyon Rek.Ltd.Şti. Avukatı .... gelip, diğer davalı ...
Fotografçılık ve Reklam Hizmetleri avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında, müvekkili şirketin kurucusu olan ve Türkiye’nin ilk renkli fotoğraf stüdyosunun sahibi bulunan ...’in ‘STÜDYO SERENGİL’ ibareli markasını uzun süreden beri kullandığını, bu alanda ödüller aldığını, 1982 yılında da müvekkili şirketi kurduğunu, ‘STÜDYO SERENGİL’+Şekil’ ibareli markasının da 1986 yılında adına tescil edildiğini, marka hakkının yenilendiğini, 06.04.2004 tarihinde de ‘FOTO SERENGİL PRODUCTİON+Şekil’ ibareli markasının 35., 40 ve 41. sınıflarda adına tescili için yaptığı başvurunun devam ettiğini, ‘SERENGİL’ ibaresini bu alanda ayırt edici hale getirdiğini,
davalı şirketin ortaklarından ...’in amcasının oğlu Ergin Serengil’in müvekkilinin önceki işyerini kiralayarak fotoğrafçılık yapmaya başladığını, ‘SERENGİL’ ibaresini kullanması nedeniyle müvekkilinin açtığı marka hakkına tecavüzün önlenmesi istemli davanın kabul edilerek kesinleştiğini, davalıların kötüniyetli olarak ‘...’ ibaresini 2002 yılında marka olarak tescil ettirdiğini, davalı şirketin 20.02.2004 tarihinde de ‘Serengil’ markasını tescil ettirmek için dava dışı TPE’ye başvurduğunu, ayrıca davalıların işyerlerinde markasını tescil ettirdiği şekilde değil, ticaret unvanıyla birleştirerek ‘SERENGİL PRODUCTION’ şeklinde kullandıklarını,
müvekkili markasıyla iltibas yarattıklarını, ayrıca tescilli olmadığı halde tescilli gibi işaret koyduklarını, kartvizitlerini bu şekilde kullandıkların, reklamlar verdiklerini, ‘SERENGİL’ ibaresini ön plana çıkararak ‘Ersin’ kelimesini küçülttüklerini, ayrıca yine iltibas yaratacak şekilde ‘’Acele Serengil Ajans’ şeklinde kullanımlarının olduğunu, kötüniyetli tescil ve marka hakkına tecavüzün bulunduğunu ileri sürerek,
davalıların tescilli ve daha sonra tescil başvurusu yaptığı markaların müvekkili markasıyla benzer olduğunun ve iltibas yarattığının, kötüniyetli tescil, müktesep hakkın ihlali ve tanınmış markanın itibarından kazanç elde edileceğinin ve bu fiillerin davacı markasının ayırt edici karakterine zarar vereceğinin tespitine, davalı adına tescilli ve yaptığı başvurunun tescili halinde diğer markasının iptaline, haksız rekabetin tespit ve önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 15.000.000.000.-TL manevi ve 80.000 YTL maddi tazminatın dava tarihinden reeskont faiziyle tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkilinin markasının 2002 yılından beri tescilli olduğunu, önceden beri piyasada kullandığını, davacı markasıyla iltibas teşkil etmediğini, ayrı ibarelerden oluştuğunu, müvekkili markasının kullanımla ayırt edici hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hükümsüzlüğü istenen ‘...’ ibareli markanın birincisinin 09.08.2002 tarihinden itibaren 35, 37 ve 41. sınıf hizmetler bakımından tescil edildiği, tescil kapsamında fotoğrafçılık hizmetlerinin de yer aldığı, diğerinin ise, 20.02.2004 tarihinde tescilinin sağlandığı, anılan hizmetin kapsamda yer almadığı, davacı markasının tanınmış olmadığı, markasının asli unsurunun ‘SERENGİL’ bulunduğu, fotoğrafçılık hizmetlerine benzer hizmetlerin banyo hizmetleri, fotogravür hizmetleri, fotoğraf dizgi hizmetleri olduğu,
davacı markasının ayırt edicilik kazandığının belirlendiği, fotoğrafçılık hizmetleri bakımından davacı markası ile davalı markalarının karıştırılabileceği, davalının 2002/20002 sayılı markası kapsamında fotoğrafçılık hizmetlerinin yer aldığı, bu bakımdan hükümsüzlüğe karar verildiği, diğer marka kapsamında yer almadığından bu marka açısından hükümsüzlük davasının yerinde olmadığı, davalının markasını tescil ettirdiği şekilden ayrı ‘SERENGİL PRODUCTION’ şeklinde kullandığının tespit edildiği,
tescilli markanın kullanımı haksız rekabet teşkil etmese de tescil dışı kullanımın haksız rekabet oluşturacağı, davacı markasına tecavüz teşkil edeceği, maddi zararın tespit edildiği, manevi zararın 3.000 TL olarak belirlendiği, davalı markaları kapsamında ajans hizmetlerinin yer almadığı,
fotoğraf ajansı şeklinde kullanımın kanıtlanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalı şirkete ait 2002/20002 tescil numaralı markasının fotoğraf hizmetleri yönünden davacının 2004/09255 numaralı ‘FOTO SERENGİL PRODUCTION-Şekil’ ibareli markası ile benzer olduğunun ve iltibas yarattığının tespitine, bu hizmet bakımından hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalıların markayı tescil ettirdikleri şeklindeki kullanımın davacı markasına tecavüz ile haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına,
1.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın tahsiline, hükmün ilanına, birleşen davanın kısmen kabulüne, 810.25 TL’nın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı şirketin ‘SERENGİL’ ibaresini fotoğrafçılık hizmetleri alanında davalılardan daha önce marka olarak kullandığının sabit olmasına, davacının, öncelik hakkına dayalı olarak da davalı şirketin tescilli 2002/20002 sayılı markasının hükümsüzlüğünü talep etmiş bulunmasına, fotoğrafçılık hizmeti bakımından anılan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir yanlışlık olmamasına göre, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, markaların hükümsüzlüğü, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1086 sayılı HUMK’nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiş bulunmaktadır. Özellikle kararda incelenen olaylar ve hukuki sorunlar tek tek ele alınmalı, hükümle maddi olaylar arasında köprü vazifesi gören gerekçe açıklanmalıdır. Kararın, hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirine uygun olması esastır. Somut uyuşmazlıkta asıl davada kurulan hükümde davacı yararına 2.000 TL manevi tazminata karar verilmişken gerekçede davacı yaranına 3.000 TL manevi tazminata hükmedildiği açıklanmıştır. Bu durum karşısında, yazılı şekilde gerekçeye aykırı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı ile davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, davacı taraf, davalı adına tescilli 2002/20002 sayılı ‘...’ ibareli markasının, dava açılmadan önce 06.04.2004 tarihinde bazı hizmet sınıflarında kullanılmak üzere tescili için dava dışı TPE’ye başvurduğu ‘FOTO SERENGİL PRODUCTION+Şekil’ ibareli markasıyla benzer olduğunun ve iltibas yarattığının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece bu talebin aynen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, kural olarak her dava açıldığı tarihteki koşullara göre sonuçlandırılmalıdır. Dava tarihi itibariyle davacının tescili kesinleşmiş ‘FOTO SERENGİL PRODUCTION+Şekil’ ibareli markası bulunmamaktadır. Marka başvurusu kendi prosedürü içinde neticelenecektir. Öte yandan, eda davası açılması mümkün olan yerde tespit davası açılmasında bir hukuki yarar da bulunmamaktadır.
Bu davanın 556 sayılı KHK'nin 74. maddesine dayalı menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi de mümkün değildir. O halde, davalının tescilli markasının, davacının tescil başvurusu neticelenmemiş markası bakımından benzediğinin ve iltibas yarattığının tespiti isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
4-Öte yandan, davalı şirketin iş yerinde tescilli "..." markasını farklılaştırarak tescil edildiği şekilden farklı bir biçimde ‘SERENGİL PRODUCTION’ şeklinde kullandığı, bu durumun haksız rekabet ve davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. 07.04.2004 tarihli tutanak ve akabinde işyerinde çekilen fotoğraflarla bu biçimde kullanımın varlığı tespit edilmiştir. Ancak, davalı şirketin 20.02.2004 tarihinde ‘SERENGİL’ ibareli ve 2004/03667 numaralı hizmet markası başvurusu olduğu ve bu başvurunun yargılama sırasında tescil edildiği de dosya kapsamıyla
sabittir. Anılan markanın, film, televizyon ve radyo yapım hizmetleri gibi 35., 41. ve 43. sınıfa dahil bir takım hizmetleri kapsadığı anlaşılmaktadır. 556 sayılı KHK'nin 40. maddesi uyarınca, marka sonraki tarihte tescil edilse bile, hukuki koruma başvuru tarihinden itibaren hüküm ve sonuç doğuracaktır. Bu bakımdan, davalı şirketin ‘SERENGİL’ markasının kapsamı değerlendirilerek davalının ‘SERENGİL PRODUCTION’ şeklindeki kullanımının marka kapsamında kalıp kalmayacağı, haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği tartışılmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kuruması da doğru görülmemiş, kararının davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
5-Ayrıca, davalı şirketin dava tarihinden önce başvurusu yapılmış ve sonraki aşamada kısmen kabulüne karar verilmiş, 2004/3667 sayılı markası bakımından davacının hükümsüzlük istemi, kapsamında fotoğrafçılık hizmeti bulunmadığından reddedilmiştir. Ancak, bu kalem istem bakımından dava tarihi itibariyle tescili kesinleşmiş ve hükümsüz kılınması gereken bir marka bulunmamaktadır. O halde, davacının bu markayla ilgili hükümsüzlük talebinin, dava tarihi itibariyle kesinleşmiş marka bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
6-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14540, K. 2011/16471, 6 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama