KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14718 E., 2011/7768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2009 tarih ve 2007/268-2009/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu işhanının davalı nezdinde İşyerim Paket sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işhanının kimliği henüz tespit edilemeyen şahıslarca tahrip edildiğini, hasar bedelinin talep edilmesine rağmen ödenmediğini, sigortalı işhanında 79.000 TL hasar oluştuğunu ileri sürerek bu miktarın 28.06.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hırsızlık rizikosunun gerçekleştiğini iddia ettiğini, işhanının 30 günden fazla süreyle boş bırakıldığı için rizikonun teminat dışı olduğunu, olayda kötü niyetli hareket bulunmadığını, taşınma / tahliye durumu bulunduğunu, işyerindeki sabit unsurları söken kişilerin zarar verme kastı ile değil taşınma iradesi ile hareket ettiğini, talep edilen tazminatın işyerinin yeniden dekorasyonu ile ilgili ve fahiş olduğunu, hırsızlık sigortasından dolayı ödenebilecek tazminatın 2.521 TL. olabileceğini, kötü niyetli hareketler klozunun müşterek sigorta şeklinde yapıldığını ve bu klozda tenzili muafiyet hükmü bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya ait işhanının davalı ... nezdinde İşyerim Paket Poliçesi ile sigortalandığı, davacının icra takibi sonucu kiracıları tahliye ettirdiği, işhanını sağlam olarak teslim alıp kilitlerini değiştirdiği, davacının yurtdışından döndüğünde yaptığı kontrolde, işhanının kapılarının kırıldığı ve içerisinin tahrip edildiğini tespit ederek sigorta şirketine başvurduğu, piyasadan temin edilen onarım tekliflerinin sigorta şirketine ibraz edildiği, hasarın; davlumbazın sökülerek yere bırakılması, lavabonun sökülmesi, kolonlardaki ahşap kaplamaların sökülerek demonte edilmesi, muslukların, halının ve klozetin sökülmesi,
tavan ve duvar yüzeylerin bir kısmının siyaha boyanması şeklinde gerçekleştiği, sökülen davlumbaz, ahşap kaplama ve lambrilerin yere bırakıldığı, bu haliyle meydana getirilen zararın hırsızlık amaçlı olmayıp zarar verme amacıyla gerçekleştirildiği, sökülen ve demonte edilen eşyaların tekrar kullanılabilmesinin mümkün olmadığı, poliçede kötüniyetli hareket klozu bulunduğu ve rizikonun "kötü niyetli hareket mahiyetinde" ve poliçe kapsamında değerlendirildiği,
hasarın 79.000 TL harcanarak giderilebileceği, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün sonrası için 11.09.2006 tarihinden itibaren faiz yürütülebileceği, kötü niyetli hareket klozunda zararın % 20'sine isabet eden kısmın sigortalı üzerinde kalması gerektiği, poliçede %2 tenzili muafiyet kaydının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 58.000 TL tazminatın 11.09.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince dava, işyerim paket sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili tazminatın 28.06.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, tazminatın yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Reeskont faizi Merkez Bankasının reeskont işlemlerinde uyguladığı iskonto oranı olup, Merkez Bankasının yayınladığı orana göre belirlenmesi mümkün olduğu gibi, daima avans faizinden düşük bir oranı ifade ettiği de dikkate alındığında ve davacının ticari işten doğan alacağı için avans faizi yerine reeskont faizi talep edebileceği gözetilerek buna göre karar verilmek gerekirken yasal faize karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14718, K. 2011/7768, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama