KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1476 E., 2010/7219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih ve 2008/68 - 2008/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline taşıma rizikolarına karşı sigortalanan emtianın bulunduğu araca davalıların sürücü ve maliki bulunduğu aracın çarpması sonucu sigortalı emtianın hasarlandığını ve müvekkili tarafından hasar bedeli olan 16.138 YTL’nın sigortalısına ödendiğini, davalılar tarafından 5.000,00 YTL, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısından ise 1.000,00 YTL ödeme yapıldığını ileri sürerek, 7.000,00 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar tarafından 5.000,00 YTL ödenmesi nedeniyle davacının tüm alacak nedeniyle davalıları ibra ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, yapılan 5.000,00 YTL ödeme sonucu davalıların ibra edildikleri gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 27.11.2007 tarihli ibraname/makbuz belgesi altında “Lİberty Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen trafik sigorta poliçesi teminatından 8.000,00 YTL talep edilmiştir. İş bu ibra Lİberty Sigorta A.Ş. tarafından ödeme yapılmaz ise ödenmeyen kısım için geçerli değildir.” kaydı mevcut olup, bu şerhin ibra belgesi düzenlendikten sonra davacı tarafından yazıldığı davalılar tarafından savunulmadığı gibi bu şerhin olmadığı ibra belgesi de davalılar tarafından ibraz edilmemiştir. Bu itibarla, ibraname, içerdiği miktar kadar makbuz hükmünde olup, bakiye alacağı söndürmesi mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece, davacının bakiye isteminin esasına girilmesi, gerçek zarar miktarının uzman bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi ve oluşacak sonucuna göre varsa, bakiye alacak hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1476, K. 2010/7219, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama