KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14835 E., 2011/7630 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/06/2009 tarih ve 2009/122-2009/477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkilinin iletişim bilgilerine Ostim-Sincan-İvedik Organize Sanayi Bölgeleri 2006 Cep Rehberinde hatalı olarak yer verdiğini, 2006 yılının başından beri piyasaya dağıttığını, davacıya müşterilerin ulaşamadığını ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesini, yanlış iletişim bilgilerinin silinmesini, 5.001,00 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hatanın düzeltilerek yeni rehber basılıp dağıtıldığını, 7 telefon bilgisinden sadece birinin yanlış yazımının haksız rekabet oluşturmayacağının savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan tüm delillere göre, davacı taraf 2006 yılı cep rehberinde yer alan yanlış iletişim bilgisinin düzeltilmesini istemekte haklı ise de dava tarihinden önce 2006 yılı Haziran ayındaki rehberde bu yanlışlığın giderildiği, davacının bu talebi yönünden hukuki yararı bulunmadığı, davacının haksız rekabet iddiasına dayanan istemlerinin hukuki niteleme nedeni ile yerinde görülmediği, davacının cep rehberinde 7 adet telefon numarası bulunduğu, basılıp dağıtılan rehberde sadece bir numaranın yanlış yazıldığı,
yaklaşık 9000 firmanın yer aldığı cep rehberinde davacıya ait bir telefon numarasının yanlış yazılmasının hata kapsamında değerlendirilebileceği, davalının kasıtlı davrandığını iddia etmenin mümkün olmadığı, davalının eyleminin sözleşmeye aykırılık ve zarara neden olan bir eylem olarak nitelendirilmesinin hakkaniyete uygun görülmediği, davacının ne tür bir zararının olduğunu da kanıtlayamadığı, davacının sözleşmeye aykırılığa dayanan zarar isteminin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14835, K. 2011/7630, 23 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama