KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14914 E., 2011/7148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2009 tarih ve 2008/92-2009/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında “Bizim Konut Sigorta Poliçesi” düzenlendiğini, müvekkilinin konutunda meydana gelen yangın sonucunda 55.887,50 TL hasar oluştuğunu, yangının sigorta teminatı kapsamında olmasına karşın davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 6.400 TL’nın 09.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı Vakıflar Bankası Karamürsel şubesi ile davacı arasında düzenlenen rehin sözleşmesinde davaya konu olan konutun sigorta poliçesinin düzenlenmesinden önce zemin, normal kat ve çatıdan oluştuğunun belirtildiği, bu şekilde davaya konu konutun çatısının poliçe kapsamında olduğu, konut değerinin sigorta bedelinden yüksek olması nedeniyle eksik sigorta uygulamasının söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.400 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde Vakıfbank A.Ş. Karamürsel Şubesi dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. Bu durumda anılan banka şubesinin rehin hakkı bulunduğundan sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
Buna göre mahkemece, dava dışı banka şubesinin rehin hakkının ortadan kalkıp kalkmadığının bankadan sorularak açıklığa kavuşturulması, rehin hakkının devam ettiğinin anlaşılması halinde ise asıl dava ve talep hakkına sahip bankadan açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken,
davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek anılan poliçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14914, K. 2011/7148, 13 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama