KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14960 E., 2010/1245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.03.2008 tarih ve 2006/230-2008/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile imzaladığı “Kredi Kartı Üye İşyeri Sözleşmesi” uyarınca alacaklarını davalı bankaya ait POS makineleri ile tahsil etmeye başladığını, tahsil edilen tutarların davalı tarafından 24 günün sonunda müvekkilinin hesabına yatırılması gerekirken yapılan sözleşmeye aykırı olarak 24 günden sonra müvekkiline ait hesaplara aktarılmış bulunduğunu, davalı ile aralarında yapılan protokol uyarınca müvekkilinin geç yatırılan her miktar için gecikme faizi alacağının doğduğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla açılan davada 23.531,01 YTL’nin gecikme cezası oranı olan günlük %0 3 ve avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile alacaklarının 61.079,90 YTL olduğunun tespit edilmesi nedeniyle dava edilmeyen miktar olan 37.548,89 YTL alacağın da tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın sözleşme ve protokollerde belirlenen esaslara uygun olarak işlemde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 38.146,63 YTL alacağın 23.531,01 YTL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı bankaya ait POS makineleri kullanılmak suretiyle kredi kartı ile tahsil edilen tutarların davalı tarafından protokollerde kararlaştırılan süreden sonra davacının hesabına aktarılması nedeniyle protokollerde uygulanması kabul edilen gecikme faizi oranları üzerinden hesaplanan gecikme faizi tutarının tahsili istemine ilişkindir.Davaya konu tutar gecikme faizine ilişkin olup, asıl alacak tutarları davacının hesabına geçmiş bulunmaktadır.Bu nedenle sözkonusu tutar davacının asıl alacağını kararlaştırılan vadede
alamamasından kaynaklanan temerrüt faizi niteliğindedir.Nitekim davadan önce davacı tarafından davalıya gönderilen 27 Aralık 2005 tarihli ihtarnamede zamanında aktarılmayan POS tahsilatlarına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen gecikme faizlerinin hesaba yatırılması istenilmiş olmakla söz konusu tutarın gecikme faizi olduğu açıklanmıştır.BK’nun 104/son maddesinde geçmiş günler faizinin tediyesinde temerrüt sebebi ile faiz yürütülemeyeceği belirtildiğinden mahkemece yazılı şekilde dava tarihinden itibaren dava dilekçesinde istenen tutara yeniden faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, mahkemece davalı bankanın harçtan muaf olduğu gerekçesiyle davalı bankaya harç yüklenmemiş ise de davaya konu uyuşmazlık taraflar arasındaki protokolden kaynaklanmış olup, işbu dava bankanın harçtan muaf tutulması için yasanın aradığı kredi borcunun tahsiline yönelik olarak banka tarafından açılmış bir dava niteliğinde olmadığından davalı bankanın harçtan muafiyetinin sözkonusu olmamasına rağmen yazılı şekilde harçtan muaf tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de re’sen bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14960, K. 2010/1245, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama