KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14997 E., 2011/7777 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/06/2009 tarih ve 2008/711-2009/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “Kombassan Grubu” tarafından yurt dışındaki Türk vatandaşlarından yüksek faiz verileceği, paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para toplandığını, müvekkilinin 2000 yılında davalılara belge karşılığı 220.000 DM para verdiğini, ancak davalı şirket temsilcileri tarafından geri ödemelerin durdurulduğunu, para tahsili karşılığında müvekkiline ve diğer mağdurlara ortaklık durum belgesi veya tahsilat makbuzu şeklinde belgeler verildiğini, gerçekte müvekkilinin davalı ...
İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic.
A.Ş.’ye ortak olmadığını, davalılar hakkında “SPK’ya muhalefet, nitelikli dolandırıcılık, izinsiz halka arz, kanuna aykırı aracılık faaliyeti” suçlarından ceza davası açıldığını ileri sürerek, davalı şirketlerle geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.500,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş.’nin sicil adresinin Konya olduğunu, davacının bu şirketin ortağı olduğunu, HUMK’nun 17. maddesi uyarınca davanın Konya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, diğer davalılar hakkındaki davaların da husumetten reddi gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılardan Kombassan İnşaat Tic. A.Ş.’ye para ödediği, davacıya ortaklık belgesi verildiği, davacının bu şirketin ortağı olduğu, davalı ...Ş. açısından mahkeme yetkili ise de ve perdenin aralanması teorisi gereği gerçeğin ortaya çıkarılması talep edilmişse de, davacının Kombassan Holding A.Ş.'ye ortak olduğunun ispat edilemediği, Kombassan İnş. Tic.
A.Ş.'ye ortak olduğunun anlaşıldığı, her iki şirketin farklı olduğu, dolayısıyla Kombassan Holding A.Ş.'ye husumet yöneltilemeyeceği, davacının Kombassan İnş. Tic.
A.Ş'de ortaklık kaydının bulunduğu diğer gerçek kişi davalıların ise bu şirketin kurucu ortakları oldukları, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılan davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, bu davalı ile kurucu ortaklarına karşı açılan davada Konya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesi ile davalı ... İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic.
A.Ş. ve ..., ... ve ... yönünden mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, talep halinde dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen davalılar Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri A.Ş., ..., ... ve ... hakkında verilen yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalılar Kombassan İnşaat Tarım ve San. Tic. A.Ş., ..., ... ve ... yönünden yetkisizlik kararı, diğer davalı ...Ş. yönünden ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, hakkında husumetten ret kararı verilen davalının hukuki durumu diğer davalı ... İnşaat Tarım ve San. Tic.
A.Ş.'ye usulünce ortak olunup olunmadığı olgusuna bağlı olduğundan ve davacı taraf da dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davalılar aleyhine açılan davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüş olduğundan, mahkemece HUMK'un 45/3. maddesinde "Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır" hükmü uyarınca, davacı tarafın iddiaları ve anılan madde hükmü de dikkate alınarak değerlendirme yapılıp, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu,
biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınmadan, davalı ...Ş. yönünden husumetten ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14997, K. 2011/7777, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama