KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/15064 E., 2010/1113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Bolu Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bolu Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.09.2009 tarih ve 2009/93-2009/286 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankanın Bolu Şubesine 11.03.1996 tarihinde bir yıl vadeli %14 faiz oranlı 22.000 DM. yatırdığını, parayı çekmek için bankaya yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını, dava tarihinde söz konusu paranın ulaştığı değerin 33.308 DM olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 11.03.1996 tarihinde bir yıl vadeli olarak açtığı hesabın 14.06.1996 tarihinde kapatıldığını, esasen söz konusu hesabın davacının babası ... tarafından açıldığını, hesap kapatma fişindeki imzanın da, aynı kişiye ait olduğunu, hesabın davacının bilgisi dahilinde kapatıldığını, aradan yıllar geçtikten sonra hesap cüzdanına dayanılarak paranın yeniden tahsil edilmek istendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda hesabın davacı adına açıldığı, davalının, hesabın davacı babası tarafından açılıp imzalandığını, tüm talimatların babası tarafından verildiğini, davacının bilgisi dahilinde hesaptaki paranın babası tarafından çekilerek kapatıldığını savunduğu, durumun davalı müfettişlerince de incelendiği, hesap cüzdanı alınmadan ve vekaletname olmadan mudi dışında bir kişiye ödemenin yapıldığı tespit edilerek davalı şube müdürünün özel ilişkilerine vurgu yapılıp ihmal ve
kusuruna değinildiği, belgelerdeki imzaların davacı eli ürünü bulunmadığı, ancak davacının babasına ait olup olmadıkları bakımından tam bir tespitin yapılamadığı, davalının hesap açma ve kapamasında gerekli özeni göstermediği, hesap açılması tarihinde davacının babasının yurt dışında olduğunun ortaya çıktığı, bu durumun pasaport bilgileri ile sabit olduğu, davacı zararının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 33.308 DM’nin dava tarihinden itibaren döviz cinsinden mevduata hesabına uygulanan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/15064, K. 2010/1113, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama