KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/15065 E., 2011/7532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
... olarak açılan davada Adana 5.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.09.2009 tarih ve 2009/111 - 2009/1418 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın Zincirlikuyu Şubesi'ne tahsil için verilen senedin Yavuzlar/ Adana Şubesi'ne gönderildiğini, ödenmemesi nedeniyle protesto edilen senedin bu şube tarafından kargoya verildiğini, ancak senedin kargoda kaybolduğunu ileri sürerek, söz konusu senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça sunulan delillerin tek taraflı düzenlenmiş belgeler olduğu, kargo taşıma irsaliyesinde senedin kargoya verildiğine dair bir ibarenin olmadığı, senedin varlığı konusunda yeterli delil sunulmadığı gibi senedin kargo şirketine teslim edildiğine ve kargo teslimatında senedin çıkmadığına dair de yeterli delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının hamili bulunduğu bononun zayi nedeniyle iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı banka, hamili bulunduğu bononun Yavuzlar Şubesi'nden Zincirlikuyu Şubesi'ne gönderilirken kaybolduğunu ileri sürmüş, bu konuda banka şubesi tarafından tutulan tutanağını, senet ekran görüntüsünü, kargo irsaliyesini, notere gönderilen senet protesto listesini delil olarak dosyaya sunmuştur.
Esasen ... olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu türden davalarda, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu konusunda, mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunulmasını yeterli saymak gerekir. Aksinin kabulü ile davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi nedeniyle bono iptali hükümlerinin uygulanmasını imkansız hale getirecektir.
Kaldı ki, dava sırasında yapılacak olan ilanlar sonucunda, hak sahipleri varsa ortaya çıkabilecek ve kendilerine karşı istirdat davası açılabilecek, ya da hak sahipleri tarafından hasımlı olarak açılacak bir dava ile, bono iptali kararının iptali talep edilebilecektir.
Bu itibarla somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilince sunulan mevcut delillerin yeterli sayılması ve mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/15065, K. 2011/7532, 21 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama