KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1564 E., 2010/7739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.09.2008 tarih ve 2007/99 - 2008/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortaklıktan ihraç edilmesi nedeniyle kooperatife yaptığı ödemelerin tahsili amacıyla icra takibine geçtiğini ancak takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 4.765,00 YTL asıl alacak ve 3.338,15 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.103,15 YTL’ye yönelik davalı itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 64 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına, hükmedilen tutar üzerinden % 40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ortaklığı sona eren davacının kooperatife yaptığı ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının yaptığı ödemelerin aynen iadesine karar verilmiştir. Ayrılan ortağın kooperatifin varlığı üzerindeki haklarını düzenleyen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17 nci maddesi uyarınca çıkma payının ortağa ayrıldığı yıla ait bilanço çerçevesinde belirlenerek iade edilmesi gereklidir.
Bu itibarla, iadesi gereken miktar ödenen aidatların toplamı kadar olmayıp ortağın ayrıldığı yıla ait kabul edilen bilanço çerçevesinde genel giderlerden payına düşen miktar indirildikten sonra kalan miktar kadardır. Yatırılan aidatlardan genel gider payının düşülmesi yasa hükmü gereği olup, bundan vazgeçilmesi ancak genel kurul tarafından aksinin karar altına alınması şartına bağlıdır.
Somut olayda, davacının yerine yeni bir ortağın alındığı iddia edilmiş ise de bu husus somut delillerle ispat edilememiş olup, soyut bir iddia olarak kalmıştır.
Buna göre, davacının ödemelerinden ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak genel gider payının düşülmesi sonucu bulunacak miktarın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde davacının yaptığı ödemelerin genel gider payı düşülmeden aynen iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, davaya konu uyuşmazlık Kooperatifler Kanunu’ndan kaynaklanmaktadır.
Kooperatifler Kanunu’nun 1 nci maddesinde kooperatifin tarifi yapılmış, buna göre kooperatiflerin tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklar olduğu düzenlenmiştir.
Kanun tarafından yapılan bu tariften de açıkça anlaşılacağı üzere kooperatiflerin amacı kar elde edip, elde edilen karı ortaklara dağıtmak değil, karşılıklı yardım ve dayanışma suretiyle ortaklarının ekonomik menfaatlerini korumaya yöneliktir. Buna göre kooperatifler kar amacı güden ticari ortaklıklar olmadığından akdi ilişki ile kararlaştırılan özel bir hüküm bulunmadıkça temerrüde düşülen kooperatif borçlarına uygulanacak faiz oranı yasal faiz oranlarıdır.
Bu durumda somut olayda davalı kooperatifin ödemekle yükümlü olduğu çıkma payına ilişkin temerrüdü nedeniyle yasal faiz oranları ile sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde gerek takibe kadar işlemiş faiz miktarının ticari işlerde uygulanması mümkün avans faizi oranından hesaplanmış olması gerekse takipten itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1564, K. 2010/7739, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama