KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1757 E., 2010/7381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.10.2008 tarih ve 2008/101 - 2008/567 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Antalya Liman Hizmetlerine uyguladığı tarifeyi 01.02.2004 tarihinden itibaren değiştirerek yeni tarifenin uygulanmasını dava dışı Antalya Deniz Ticaret Odası aracılığı ile üyelerine bildirildiğini, davalının 10.02.2004 tarihinde ardiye ücretin yüksek olduğunu bildirerek ardiyedeki malını kısa sürede boşaltamayacağını beyan ederek süre istemesi üzerine,
01.03.2004 tarihine kadar süre verildiğini, davalının bu süre sonunda malını tahliye etmemesi üzerine malın tamamen tahliye edildiği tarihe kadar yeni tarife üzerinden ücret tahakkuk ettirildiğini, gönderilen faturaya davalının kısmi itirazda bulunduğunu, toplam 77.694,40 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının haksız olarak 65.594,40 TL’lık kısmına itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarifeden haberdar olmaları üzerine 10.02.2004 tarihli yazı ile malın tahliyesi için 05.04.2004 tarihine kadar süre talep ettiklerini, davalının bu yazıya cevap vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, "...01.03.3004-27.04.2004 tarihleri arasında, davalının davacı deposunda bulunan emtiasına yeni tarife üzerinden ardiye ücreti hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı alacağının toplam 36.969,71 USD olduğu, TL karşılığının 55.074,00 olduğu, davalının itiraz etmediği 11.917,64 TL'nın düşülmesi suretiyle davacı alacağının 43.156,36 TL olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile takibin 43.156,36 TL üzerinden devamına ve icra-inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1757, K. 2010/7381, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama