KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1866 E., 2010/7911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2007/352 - 2008/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...Ş. arasında düzenlenen acentelik sözleşmesine diğer davalıların müşterek ve müteselsil kefil olarak katıldıklarını, acentenin tahsil ettiği primleri müvekkiline aktarmaması nedeniyle sözleşmenin 19.07.2007 tarihli ihtarnameyle feshedildiğini ancak acentenin 58.014,00 TL prim borcunu ödemediğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasındaki sözlü mutabakat gereği acentenin yıllık cirosu üzerinden verilmesi gereken %8 oranındaki primin 2004 yılından sonra müvekkiline ödenmediğini, alacağın talep edilmesi üzerine sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, gerçek kişi müvekkillerinin kefil sıfatıyla sorumlu olduklarını, bir yıllık sözleşme süresinin sonunda sözleşmenin kefiller yönünden yenilenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, acentelik sözleşmesinin 21.maddesine göre davacının teşvik primini ödeyip ödememekte serbest olduğunu, 2004 yılında bir kez yapılan teşvik ödemesinin teamül oluşturmayacağı, gerçek kişi davalıların acentelik sözleşmesinin 42. maddesine göre 100.000 USD limitle acentenin borçlarından sorumlu oldukları gerçek kişilerin acentenin temsilci ve ortakları olmaları nedeniyle hukuki ilişkinin birlikte borç yüklenmek olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 58.014 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1866, K. 2010/7911, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama