KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1897 E., 2010/7838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 tarih ve 2008/116 - 2008/687 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, keşidecisi ... olan davalıya ait toplam 32.500,00 YTL bedelli 4 adet çekin hamili olduğunu, keşidecisinin kimliğinin gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını, davalının çek hesabı açarken üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiğini, keşideci hakkında icra takibi yapılıp aciz vesikası alındığını, karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayette bulunduğunu, daha sonra gerçek kimliği tespit edilen ... hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından dava açıldığını, davalının müvekkilinin zararına neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 16.250 YTL’nin işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, Çek Kanunu uyarınca alınması gerekli tüm belgelerin alındığını, ibraz edilen belgelerin sahte olmasının belirlenmesinden sonra bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığını, davacının da müteferrik kusuru bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın çek hesabı açarken ve çek karnesi verirken 3167 sayılı Yasa’ya göre belgelerin temini ve gerekli istihbaratın yapılması konusunda gerekli özeni göstermediği, belgelerin şeklen tamamlanması ile yetinildiği, sahte nüfus cüzdanı ve diğer belgelere dayanarak çek hesabı açması ve çek karnesi vermesi nedeniyle %50 oranda kusurlu olduğu, davacının ise çeklerin keşidecisi hakkında yeterli piyasa araştırması yapmaksızın 32.500 YTL tutarında alışveriş sonunda söz konusu çekleri alarak basiretli bir tacir gibi davranmadığı için %50 oranda kusurlu olduğu,
davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açtığı gerekçesiyle kusur durumuna göre davanın kısmen kabulü ile 8.125,00 YTL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1897, K. 2010/7838, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama