KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2080 E., 2011/445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2008 tarih ve 2007/232-2008/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.01.2011 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlerin de içinde bulunduğu “Kombassan Grubu” tarafından yurt dışındaki Türk vatandaşlarından yüksek faiz verileceği, paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para toplandığını, SPK ve Devlet Denetleme Kurulu ile TBMM bünyesinde kurulan araştırma komisyonları tarafından raporlar düzenlendiğini, 2000 yılından itibaren davalı şirket temsilcileri tarafından geri ödemelerin durdurulduğunu, para tahsili için verilen makbuzlar da geri alınarak yerine “Ortaklık Hisse Senedi Takip Formu” ibaresi bulunan belgeler verildiğini, gerçekte davacının davalı ...
İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş’ne ortak olmadığını, paralarının ödenmemesi üzerine suç duyurusunda bulundukları, haklarında SPK’na muhalefet, nitelikli dolandırıcılık, izinsiz halka arz, kanuna aykırı aracılık faaliyeti suçlarından ceza davası açıldığını ileri sürerek, davacıya verilen 08.4.2000 tarihli “Ortaklık Durum Belgesi”nde belirtilen 29.735 DM karşılığı 25.973.25 YTL’nin 08.4.2000’den itibaren en yüksek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan “Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş”nin sicil adresinin Konya olup, davacının bu şirketin ortağı olduğunu, HUMK m.17 uyarınca bu konudaki davanın Konya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş’nin ortağı olduğu, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış davanın söz konusu olduğundan davanın HUMK m.17 uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalı ...’ın davalı şirketlerin yetkilisi olduğu, davalı ...Ş’nin ise grup şirketi olduğu, ortaklık belgesi ile bu davalıların ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı, davalı ...
İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş ortağı olup bu davalının sicil adresi Konya olduğundan HUMK m.17 uyarınca bu davalı yönünden Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine, bu davalı yönünden dosyanın tefrik edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar Kombassan Holding A.Ş ile ... hakkında açılan davaların ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve davalılardan Kombassan İnşaat San. A.Ş. aleyhine açılan davada verilen yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak mahkemece, davalı ... İnşaat A.Ş. yönünden yetkisizlik kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacı taraf dava dilekçesinde ve yargılama sırasında, davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüştür.
Gerçekten de HUMK.’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınarak, tüm davalılar hakkında yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, davalı ... ve davalı ...Ş. yönünden husumet nedeniyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2080, K. 2011/445, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama