KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2211 E., 2010/7931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Batman Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.10.2008 tarih ve 2007/432 - 2008/820 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliye emtia sigortası ile sigortalanan fuel oilin davalı tarafından Irak’tan İskenderun’a taşınması sırasında alıcısına teslim edilmediğini, hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 2.874,60 USD’nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, temsil ettiği şirketin taşıyıcı olmadığını, taşıtan ile asıl taşıyıcının buluşmasını sağladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki yazışmalardan davalının taşıyıcı olduğunun anlaşıldığı, CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı taşımada CMR 17. maddede sayılan sorumsuzluk hallerinin ispatlanmadığı, yükün taşıyıcının ifa yardımcısı olan şoförün zilyetliğindeyken çalınmış olmasının taşıyıcının sorumluluğunu ve CMR 29. maddesine göre sorumluluğun sınırlandırılmasını da ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve hükme esas alınan 2. bilirkişi raporunda, ilk bilirkişi raporundaki görüş ayrılıklarına hangi nedenlerle itibar edilmemesi gerektiğinin gerekçeleri ve dayanaklarıyla gösterilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2211, K. 2010/7931, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama