KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2218 E., 2010/8465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2008 tarih ve 2007/366-2008/530 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı ve denetçisi olduğunu, 05.08.2007 tarihli genel kurula denetçilerin katılmadığını, toplantı yeter sayısı olmadan karar alındığını, zira, ortakların 01.07.2007 tarihli genel kurul toplantısı için verdiği vekaletnamelere dayanılarak toplantı yapılıp karar alındığını, şirket yöneticilerinin usulsüz işlemler yapması nedeniyle şirkete kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek, davalı şirkete kayyım atanmasına, 05.08.2007 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile anılan genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı yana verilen süre içerisinde Türk Ticaret Kanununun 341. maddesi hükmü gereğince davalı şirketin yeni denetçilerinin davaya devam etmesi ve genel kurul kararı alınarak dava açılmasına ilişkin verilen ara kararın davacı tarafça yerine getirilmediği, bu prosedürü yerine getirmeyen eski denetçiler olan davacıların davayı ıslah da edemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin 05.08.2007 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüz olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar, davalı şirketin ortağı ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini istedikler genel kurul tarihine kadar denetçisidirler. Davacılar şirket ortağı olarak genel kurulun hükümsüzlüğünü isteyebileceklerinden, böyle bir davanın açılabilmesi için şirket yöneticileri, denetçileri ve müdürleri bakımından TTK'nun 341. maddesinde belirtilen prosedürün uygulanmasına gerek yoktur.
Bu durumda, mahkemece, davanın genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, şirket yöneticileri, denetçileri ve müdürleri aleyhine açılmış sorumluluk davası olmadığı nazara alınmak suretiyle işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın yanlış nitelendirilmesi sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2218, K. 2010/8465, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama