KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2241 E., 2010/8467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Didim (Yenihisar) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.05.2008 tarih ve 2007/128 - 2008/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı kooperatif tarafından ihraç edildiğini, bu kararın iptali için açılan davanın kazanıldığını, buna rağmen müvekkillerinin hiçbir genel kurula çağrılmadığını ve aidat borçları adı altında borç bildiriminde bulunulmadığını, bilakis müvekkillerinin ödeme başvurularına kooperatifin cevap vermediğini, bir süre sonra davalı kooperatifin gönderdiği ihtarname ile 2.110,00 TL ana para ve 8.124,38 TL gecikme zammının istediğini, genel kurula çağırmayıp, borç bildiriminde bulunmayan davalı kooperatifin gecikme zammı isteyemeyeceğini ileri sürerek, bu konudaki çekişmenin giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; ortaklıktan çıkarılma kararının kesinleşinceye kadar ortağın hak ve yükümlülüklerinin devam edeceğini, bu nedenle 2004 Nisan ayı sonuna kadar ortağın 2.110,00 TL aidat borcu ve 8.124,38 TL faiz borcu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davacıların 26.05.2004 tarihli ihtarname tarihi itibariyle ne kadar borçlarının olduğunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2241, K. 2010/8467, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama