KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2529 E., 2010/8245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 tarih ve 2008/288-2008/627 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kooperatife olan aidat borçlarını ödememesi üzerine başlattıkları takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 23.07.2008 tarihli duruşmaya davacı vekili gelmediğinden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, üç aylık yasal süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle, HUMK. 409/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen 11/10/2006 tarihli 2005/ esas, 2006/471 sayılı karar dairemiz tarafından bozulmakla mahkemesine gönderilmiş, bozma ilamı davacı vekiline “... Mahallesi Şerafettin Caddesi 5. ...İşhanı Kat 4 No 402 Konya” adresine tebliğe çıkartılarak bu adreste usulüne uygun olarak 01/04/2008 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Yeni esasa kaydedilmek suretiyle tensiple belirlenen duruşma gününün bildirildiği tebligat ise davacı vekilinin dosya içerisinde daha önce tebligatların yapıldığı diğer adresine çıkartılarak muhatabın adresten taşındığından bahisle iade edilmiş, mahkemece de 23/07/2008 tarihli duruşmada hazır olmayan davacı vekilinin adresini değiştirdiği halde mahkemeye yeni adresini bildirmediği belirtilerek HUMK 409.
Madde gereğince dosya işlemden kaldırılmış, üç aylık süresi içinde de yenilenmediğinden 29/12/2008 tarihli kararla anılan kanunun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Oysa ki Tebligat Kanununun 10. maddesinde düzenlenen “ Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.” hükmü ve Tebligat Tüzüğünün 13. maddesinde düzenlenen “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa kendi müracaatı, diğer alakalıların bildirmesi, mevcut vesaik tahkikat veya sair suretlerle bilinen en son adresinde yapılır. Tebligat yapılacak adresin takdiren tespit edilmiş olması lazımdır.
Gösterilen adreste tebligat yapılmayan ahvalde, tebligatı çıkaran merci tarafından memurların ve diğer meslek ve sanat erbabının adresleri mensup oldukları teşkilattan, avukatlarınki barodan veya Adliye Vekaletinden, askeri şahısların adresleri askerlik şubesi, Milli Müdafaa Vekaleti gibi salahiyetli mercilerden sorulur.
Bu merciler sorulan adresi en kısa zamanda ve sahih olarak bildirirler” hükmü karşısında davacı vekilinin yeni adresinde bozma ilamının tebliği yapıldığına göre, duruşma gününü bildiren tebligatın da davacı vekilinin belirlenen yeni adresine yapılması gerekirken davacı vekilinin önceki adresine tebligat yapılarak usulsüz tebligat sonucu dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2529, K. 2010/8245, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama