KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2596 E., 2010/12949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- 2003/1155 SAYILI DOSYA
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/09/2008 tarih ve 2003/43-2008/503 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın Antalya Şubesi nezdinde bulunan ticari hesabından davalı banka tarafından düzenlenen çek karnesinin müvekkili şirket adına hiçbir yetkisi olmadığı halde diğer davalıya teslim edildiğini ve ... tarafından düzenlenen ve imzalanan çeklerin de şirket hesabından ilgililere ödendiğini, hesaptan ödenen çeklere ilişkin tutarın 4.950,00 YTL olduğunu, 5.000,00 YTL tutarındaki ... tarafından imzalanan 2505888 numaralı çekin ise şirket muhasebecisine emaneten bırakılan ve borçlusu ..., alacaklısı ...olan 5.000,00 YTL bedelli senedin muhasebeciden geri almak amacı ile kullanıldığını,
davalı banka tarafından usulsüz olarak tanzim edilerek diğer davalıya verilen çek karnesi nedeniyle davalı ...’in yetkisiz olarak düzenlediği ve üçüncü şahıslara verdiği çeklerden dolayı müvekkili şirketin hesabından üçüncü şahıslara yapılan ödemeler ile davalı ...’in sahte olarak düzenlediği çeki kullanmak suretiyle borçlusu olduğu kambiyo senedini geri almış olması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın toplam 9.950,00 YTL olduğunu ileri sürerek, asıl davada bu miktarın, birleşen davada ise 1.061,00 YTL’nin davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı tarafın müvekkiline özel ve genel vekaletname vererek her türlü işlerini takip etmeye, hak edişleri çekmeye, çek ve belgeleri imzalamaya, ahzu kabza ve ibra etmeye yetkili kıldığını, müvekkilinin bu vekaletnamelere dayalı olarak işlem yaptığını, çeklerin şirket adına üçüncü şahıslara verilerek karşılığında şirket adına mal alındığını, alınan malların faturalarının da davacı şirket defterlerine kaydedildiğini, dava dilekçesinde belirtilen 5.000,00 YTL bedelli bononun ise davacı tarafa teminat olarak bırakıldığını,
davacının belirtmiş olduğu 2505888 numaralı çekin davacı şirketin inşaat işlerini yapan Nuri Kanlıada’ya verildiğini, bunun karşılığında da müvekkilinin davacıya sözkonusu bonoyu teminat olarak bıraktığını, daha sonra inşaat ustasının hesabı kapatılıp çek kendisinden alınarak davacıya teminat olarak verilen bono senedi ile karşılıklı iade edildiğini, davacının haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, davacı şirket yetkilisi tarafından diğer davalıya verilen vekaletnamelere uygun olarak müvekkili banka personeli tarafından işlem yapıldığını savunarak, müvekkili banka hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı ...’e verilen vekaletnamelerin içerikleri incelendiğinde özellikle 20.08.2002 tarihli vekaletnamede çek imzalama yetkisinin verildiği, vekaletnamede verilen yetkiler bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu yetkilerin ancak bir ticari mümessile verilebilecek kapsamda yetkiler olup, bu nedenle davalı ...’in davacının ticari mümessili niteliğinde bulunduğu, bu durumda davalı bankanın davacı şirket adına basılmış çekleri davalı ...’e teslim etmesinde bir kusurunun olmadığı,
davalı ... tarafından keşide edilen asıl davaya konu çekler nedeniyle davacının 990,00 YTL, birleşen davaya konu çekler nedeniyle de 1.061,00 YTL fazla ödeme yapmak zorunda kaldığı, davacının araç satışı nedeniyle davalı ...’den aldığı bononun Mehmet tarafından hile ile geri alınmış olduğu yönündeki iddiasının ise ispatlanamamış olduğu sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davalarda davacının davalı bankaya yönelik davasının reddine, davalı ...’e yönelik davaların ise kısmen kabulü ile asıl davada 990,00 YTL’nin, birleşen davada ise 1.061,00 YTL’nin faizleriyle birlikte anılan davalıdan alınmasına,
fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalı ...’in davacı tarafından düzenlenen 20.08.2002 tarihli vekaletname uyarınca şirket adına çek imzalamaya, ahzu kabza, ibraya bile yetkili kılınmış olmasına göre bu yetkinin çek karnesi almayı da kapsayacağının kabulü gerektiğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL’sini geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda, mahkemece 19.09.2008 tarihinde asıl davada 990,00 TL, birleşen davada ise 1.061,00 TL hüküm altına alınmış olup, gerek asıl davada, gerekse birleşen davada davalı ... aleyhine hüküm altına alınan miktarların hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, anılan davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2596, K. 2010/12949, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama