KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2677 E., 2010/8868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2008 tarih ve 2005/363-2008/588 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortağı olduğunu, usulsüz şekilde ortaklıktan ihracına karar verildiğini, açılan dava sonucu bu kararın iptal edildiğini, ayrıca aidat borcu bulunmadığı halde aleyhine icra takibi başlatıldığını, itirazın iptali davasının kısmen kabul edildiğini, aynı durumda olan veya daha fazla borcu bulunan ortaklara konutların tahsis edildiğini, kendisine verilmek istenen konutun oturulamayacak halde olduğunu, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini, kirada oturmak zorunda kaldığını, zararının doğduğunu ileri sürerek, 6.000.00 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu, davacının aidatlarını ödemeyi aksattığını, eşitlik ilkesinin ihlal edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, ortaklar arasında mutlak ve nispi eşitliğin olduğu, davacı iddiasının nispi eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine dayandığı, dosya kapsamına göre davacıya diğer ortaklardan farklı davranıldığına dair kanıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının aidat borcunu ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi yapılmış olmasına, açılan itirazın iptali davasının kısmen kabul edilmesi sonucu borcunun bulunduğunun sabit bulunmasına, davalının borcu olan ortağa konut teslim etmeme hakkının olmasına, esasen davacının konut teslimine dair daha önce başvurusunun bulunduğunu kanıtlayamamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2677, K. 2010/8868, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama