KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/268 E., 2010/6103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.07.2008 tarih ve 2004/474-2008/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde çek hesabı olduğunu, hamiline keşide ettiği 2.000.000.000 TL tutarlı ve 2.500.000.000 TL tutarlı iki adet çeki kendisine iş yapan yükleniciye teslim ettiğini, bu yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle İİK'nun 72 nci maddesi uyarınca açtığı dava öncesi çeklerin ödenmemesi yönünde mahkemece ihtiyati tedbir karar verildiğini, kararın infaz edildiğini, 2.000.000.000 TL bedelli olan çekin Konya Sanayi Şubesi’ne ibraz edildiğini, provizyon ile çekin akıbetinin sorulduğunu, tedbir kararının şifahi olarak bildirildiğini, ancak anılan şubece ‘İşbu çekin kısmen karşılığı bulunmaktadır.
Kısmi karşılık hamil tarafından alınmak istenmediğinden ödenmemiştir.’ şeklinde hukuka aykırı şerh yazıldığını, borçlu olmadığının tespiti davasının kabul edildiğini, hamile iade edilen çek dolayısıyla iade edilen çekin müvekkili aleyhine takibe konulduğunu, 5.000.000.000 TL tutarlı emtiasının haczedilerek muhafaza altına alındığını, karşılıksız çek suçundan yargılandığını, davalının hatasının kabul ettiğini, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, 5.000.000.000 TL maddi ve 10.000.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığa konu çekin karşılıksız olduğu şerhinin yasa gereği yazıldığını, tedbir kararı verilmesine rağmen hamilin icra takibi yapmasına engel durum bulunmadığını, davacının açtığı davanın kesinleşmediğini, kaldı ki tazminat isteminin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının çekin keşidecisi olduğu, bu çeki kapsar şekilde üçüncü kişi aleyhine borçlu olmadığının tespiti davası açtığı, önceden alınan tedbir kararı sonucu ödeme yasağı konulduğu, davalının karşılıksız kaldığına dair şerh yazdığı, çekin davacının dava ettiği kişi dışında başka bir kişiye ciro yoluyla geçtiği, tedbirin bu kişiye yönelik bulunmadığı, ayrıca verilen bu tedbir kararının meşru hak sahibinin haklarını kullanmasına engel olmayacağı, davalının ‘ödeme yasağı vardır ve bu sebeple ödenmemiştir’ şerhi yazsa bile sonucun değişmeyeceği, davacının iddia ettiği zarar ile davalı eylemi arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/268, K. 2010/6103, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama