KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2715 E., 2010/6136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.11.2008 tarih ve 2007/395-2008/710 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı İl Özel İdare vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü' nün 2002-2003 öğretim yılı taşımalı ilköğretim ihalesini müvekkilinin alarak taşımayı gerçekleştirdiğini ancak sözleşmeyle kararlaştırılan hizmet bedelinin eksik ödendiğini ileri sürerek, 280.638,20 TL alacağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, husumet itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, sözleşmeye aykırı olarak daha az araçla taşıma yapıldığı halde davacıya fazla ödeme yapıldığını, belirlenen fazlalık kadar kesinti yapıldığını, bu nedenle davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davacının taşıma edimini yerine getirdiği, kullanılacak araç sayısının sözleşmede belirtilmediği ve sözleşmenin 8.maddesi uyarınca eksik ya da fazla öğrenci taşınması halinde fark istenmeyeceği öngörüldüğünden davacının alacağının sabit olduğu gerekçesiyle İl Özel İdaresi hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalı Bakanlık hakkında ise husumet yokluğundan davanın reddine ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan İl Özel İdare vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk karar eksik inceleme gerekçesiyle Dairemizce bozulmuş ve uyuşmazlığın çözümü için tespit edilmesi gereken hususlar açıkça ortaya konmuştur. Yerel mahkemece bozma kararına uyulduğu belirtilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tekrar davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bu rapor hüküm vermek için gerekli olan hususları aydınlatmamaktadır.
Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlığın çözümü için öncelikle tespiti gereken husus, davaya konu taşımanın öğrenci sayısına yetecek kadar koltuğu bulunan araç ile yapılıp yapılmadığının tespitidir. Zira, taşıma sözleşmesinin eki niteliğinde olan ihale şartnamesinin 6.maddesinde açıkça “taşıtlarda, taşınacak öğrenci sayısı kadar oturma yeri olacaktır” şeklinde kesin yargı belirtilmiştir.
Yine aynı şartnamenin 13. maddesinde taşımanın şartnamede belirtilen sayıda araçla yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Sözleşme serbestisi gereği söz konusu şartnameye imza atan taşıyan davacı, sözleşme hükümleri ile bağlıdır.
Bu durumda, 29.01.2008 tarihle Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü yazısında belirtildiği üzere her bir araçta 21 öğrenci oturacak şekilde taşımanın yapılması her ne kadar 18.10.1999 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü’nün iznine uygun şekilde bir trafik taşıma usulü olsa dahi yukarda açıklanan sözleşme hükümlerine uygun olduğu söylenemeyeceği gibi, davalı idarenin öğrencilerin taşınması için öngördüğü konforun sağlanması için belirlediği taşıma ücretin miktarının tayini hususundaki iradesine de uygun değildir.
Çünkü söz konusu ihalede fiyat, sözleşmedeki taşıma koşullarına göre oluşmuştur.
Bu durumda mahkemece, taşıma işleminin sözleşmeyle belirlenen şarların dışında gerçekleştirilmiş olması nedeniyle davacı taşıyıcının tasarruf ettiği tüm işletme giderleri (eksilen araç sayısına göre tespit edilecek amortisman, akaryakıt, şoför maaşı ve sair giderler) uzman bilirkişi heyetinden alınacak denetime imkan veren bilirkişi raporuyla belirlenmesi ve bu tutar kadar davalı idarenin taşıma ücretinde kesinti yapmasının sözleşme ve hakkaniyete uygun olduğunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2715, K. 2010/6136, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama