KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2734 E., 2010/9634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Çay Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 gün ve 2006/143-2008/65 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi katılma talebinde bulunan ... ve ... tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili Av...., müvekkilinin ortağı olduğu davalı kooperatifin 30.06.2006 tarihli olağan genel kurul toplantısında vekili aracılığıyla temsil edilmek istendiğinde zorluk çıkartıldığını, salona alınmak istenmediğini, emniyet güçlerince müdahale sonucu toplantıya vekilin katıldığını, toplantının 45 dakika geç başladığını, vekilin divana hitaben verdiği dilekçenin işleme konulmadığını, taahhütlü mektup yerine normal mektup gönderilerek toplantıya çağrı usulüne uyulmadığını, yeterli sayıda üye katılmadan toplantının yapıldığını, yetkisiz kişilerin toplantıda hazır bulunduğunu, hükümet komiserinin bulunmadığını ileri sürerek,
anılan olağan genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra davacı asil 10.03.2008 tarihli dilekçesiyle davadan feragat etmiştir.
Katılma talebinde bulunan Av.... ve ..., davacının şeklen kooperatif üyesi olmasına rağmen ortaklık hissesini 31.08.2004 tarihinde devrettiği ... isimli kişiden bedelini ödeyerek bu daireyi satın aldıklarını ileri sürerek davaya davacı olarak katılmak istediklerini belirtmişler, mahkemece 03.04.2008 tarihli celsede kooperatif ortağı olmadıkları için katılma talebi ret edilmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve feragat dilekçesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, katılma talebinde bulunan ... ve ... temyiz etmiştir.
Davacı yanında asli müdahale talebinde bululan Av.... ve ... yargılamaya katılmak üzere fer`i müdahale dilekçesi vermiş iseler de, bu istemleri mahkemece ara kararla reddedilmiş olup, yargılama sonunda haklarında bir nihai hüküm de tesis edilmemiştir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, HUMK’un 57.maddesi uyarınca, hüküm sadece davada taraf olan hakkında hükme karşı temyiz yoluna başvurma hakkı da hakkında hüküm tesis edilen asıl tarafa aittir. Hakkında karar verilen taraf hükmü temyiz ederse onunla birlikte hareket etme yetkisine sahip olan ve yanında davaya katılan da hükmü lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edebilir. Aksi halde tek başına hükmü temyiz edemez. Ancak, anılan madde hükmüne aykırı olarak müdahil hakkında da hüküm verilmişse, fer’i müdahil hükmü sadece kendisi bakımından (hükmün kendisine ilişkin bölümünü) temyiz edebilir.
Mümeyyizler, kooperatif genel kurul toplantısının iptali istemiyle açılan davada davacı yanında asli müdahale talebinde bululan Av.... dava dilekçesinde kooperatif ortaklığını müvekkili ...’e ait olduğunu belirtikten sonra müdahale dilekçesinde gayrimenkul üzerinde gerçek hak sahibinin kendilerinin olduğunu ileri sürmesi çelişkili beyan oluşturmakta olup, müdahale istemlerini yazılı gerekçeyle ret edilmesi yerindedir.
Kararın dosyanın tarafları tarafından da temyiz edilmemiş bulunması karşısında, adı geçenler kararı temyiz hakkına sahip değildirler. 01.03.1990 gün ve ¾ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmediği hallerde, Yargıtay tarafından da bir karar verilmesinin mümkün bulunmasına göre, mümeyyizler vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2734, K. 2010/9634, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama