KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2809 E., 2010/9352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.10.2008 tarih ve 2007/414 - 2008/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta sözleşmesi ile sigortalı bakır emtiasının davalılarca taşınması sırasında geminin battığını, bu nedenle emtianın zayi olduğunu, müvekkilinin sigortalısına 173.491.000.000.-TL hasar bedelini ödediğini ve davalıların hasardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Gemi Acenteliği vekili, müvekkilinin dava konusu taşımada donatanın acentesi olmadığını, gemiye ikmal görevini ifa ettiğini ve bu nedenle sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, beklenmeyen bir fırtına nedeniyle geminin battığını ve taşıyıcının bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “geminin batmasının yük kaymasından meydana geldiği ve gemide tulani perdenin bulunmadığı hususlarının çekişmesiz olduğu, taşımanın bu şekilde yapılmasında kimin sorumlu olduğu, tulani perdenin hangi koşullarda gemide bulunmasının gerekli olduğu, tulani perde yapılmış olsaydı dahi böyle bir olayın meydana gelip gelmeyeceği hususlarının açıklığa kavuşturulması ve bunda tarafların kusurlarının belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, yüklemenin taşıtan tarafından yapıldığı,
emtianın niteliği gereği tulani perde yapılması gerektiği ve bunun yapılmasının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine göre taşıtana ait olduğu, ancak kaptanın istifin kuralına göre yapılmasını sağlama yükümlülüğünün bulunduğu, tulani perde yapılmaması nedeniyle yükün kayması sonucu geminin battığı ve bu nedenle tarafların %50 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 86.745,50 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2809, K. 2010/9352, 28 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama