KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2821 E., 2010/8951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2008 tarih ve 2007/646 - 2008/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile yapılan araç kiralama sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı şirketin haksız itirazının iptalini ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı duruşmalar katılmamış ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün 2006/11590 sayılı dosyasında takibin dava dışı ... Turizm A.Ş. hakkında başlatıldığı ve ödeme emrinin de bu şirkete tebliğ edildiği, dava dilekçesinde davalı gösterilen limited şirkete tebliğ olmadığı, faturaların da dava dışı şirket adına düzenlendiği, davalı şirketin unvan değişikliğinin olmadığı, davalı şirket adına başlatılan takip bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, davalı şirket adına başlatılan bir icra takibi bulunmadığı belirtilerek ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, her ne kadar takip, dava dışı anonim şirket hakkında başlatılmış ve ödeme emri de yine bu şirkete tebliğ olunmuş ise de ödeme emrinde yazan ve tebligatın yapıldığı adres davalının adresidir.
Davacının dava dilekçesinde açıkça belirttiği gibi dosya içerisindeki belgelerde davalı şirketin nev’i limited yerine sehven anonim olarak yazılmıştır. Davalı şirkette ödeme emrini tebellüğ edip kendisini muhatap kabul etmek suretiyle limited şirket olarak borcun miktarına itiraz etmiş, husumete ilişkin bir itirazda bulunmamıştır.
Bu durumda faturalarda, takip talebinde ve ödeme emrinde şirket türünün anonim şirket olarak belirlenmesinin maddi hatadan kaynaklandığının kabulüyle esasa girerek karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2821, K. 2010/8951, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama