KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2824 E., 2010/9115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 12.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.10.2008 tarih ve 2006/633-2008/500 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin umre seyahatine katılmak isteyen müşterilerinin bu isteklerini yerine getirmek amacıyla davalıya ödemelerde bulunduğunu, ancak sözkonusu seyahate müşterilerden 5 kişinin katılamadığını, bu nedenle bu kişiler için yapılan toplam 4.000 Euro ödemenin davalıdan iadesinin istendiğini, davalının sözkonusu bedelin ödenmesine ilişkin bir taahhütname düzenleyerek müvekkiline vermesine rağmen ödemede bulunmadığını ileri sürerek, davalı tarafından ödenmesi taahhüt edilen 4.000,00 Euro’nun davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 5 kişinin seyahate kendi kusurları ile katılmadıklarını, müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, alınan paraların davacının müşterileri adına tüketilmiş olduğunu, davacının bir alacağının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının seyahate çıkacak kişiler adına davalıya ödemelerde bulunduğu, ancak 5 kişinin çeşitli nedenlerle seyahate katılamadığı, taraflar arasında düzenlenen 06.06.2006 tarihli protokol ile seyahate katılamayan 5 kişiye ait toplam 4.000 Euro’nun nasıl iade edileceğinin düzenlenmiş olduğu, davalının protokol ile kararlaştırılan bedeli ödediğine ilişkin bir delil sunamadığı, davacının sözkonusu protokol ile ödenmesi kararlaştırılan bedeli istemesinde hukuka aykırı bir yön olmadığı sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2824, K. 2010/9115, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama