KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2886 E., 2010/9306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.09.2010 tarih ve 2004/482-2008/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili,müvekkillerinin dava dışı ‘...
Yayıncılık Eğitim Ltd.Şti.’ile okul öncesi çocuklar için hazırlanan eğitici öykü kitaplarının yayınlanması amacıyla 08.05.1997 tarihli sözleşme imzaladıklarını,adı geçen şirketin eserleri yayınlayamadığını, kaybolduğu gerekçesiyle eserlerin kendilerine iade edilmediğini,sonradan davalı şirketin kendilerine ait eserlerinin bir kısmında eser sahibinin ismini yazmadığını,bir kısmında ise eserde küçük değişiklikler yaparak diğer davalı ...
Bostancı’nın düzenleyen olarak isminin yazıldığını tespit ettiklerini,FSEK 68 madde gereğince, kendilerinden izin almadan eser yayınlayan kişinin tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek,eserlerin davacılara ait olduğunun tespitini,tecavüzün ref’ini,eserlerin basım ve yayınının yasaklanmasını,ceza tazminatı karşılığı 2.000 YTL’nın davalılardan yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili,davacıların 08.05.1997 tarihli sözleşmeyle eserlerin mali ve manevi haklarını dava dışı ‘... Yayıncılık Eğitim Ltd.Şti.’ne devrettiğini,adı geçen şirketten 08.10.1997 tarihinde ...’na,bu kişiden de 06.06.2000 tarihli sözleşme ile davalı şirkete intikal ettiğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,iddia,savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davacıların 08.05.1997 tarihli sözleşme ile eserlerin basım ve telif hakkını devrettiği,davalıların yayma ve çoğaltma hakkına ilişkin ihlallerinin bulunmadığı,tecavüzün ref’i şartlarının oluşmadığı,davacıların FSEK 68. madde gereğince tazminat istediği,manevi tazminat isteminde bulunmadığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar,kendileri tarafından yazılan eserlerde,adlarının belirtilmemesi,davalının adının düzenleyen olarak yer alması nedeniyle tazminat isteminde bulunmuş olup, mahkemece,davacıların manevi tazminat isteminde bulunmadığı,FSEK 68 maddesi gereğince tazminat isteminde bulundukları gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiş ise de bilirkişi raporunda,davacılara ait metinlerle davalılar tarafından basılan eserlerin karşılaştırılmasında,
davalı şirket tarafından isim kullanılmadan basılan eserlerin başlık dahil olmak üzere davacılara ait metinlerle aynı olduğu,davalı ’ın düzenleyen olarak belirtildiği eserlerde,sadece başlık ve metin içeriklerinde küçük farklılıklar ile değiştirildiği,orijinal metinlerle aynı olduğu izlenimi verildiği,bu durumun manevi hakların ihlali anlamına geldiğinin belirtilmiş olması,mahkemece,bu rapor sonrasında davacılar vekilinden 05.06.2007 tarihli ara kararla dilekçesinde geçen ‘ceza tazminatı’ ibaresini açıklamasını istemesi,davacılar vekilinin ara karar gereğince ibraz etmiş olduğu 24.09.2007 tarihli dilekçesinde,dava dilekçesinde ceza tazminatı
ibaresinin manevi tazminat olarak değerlendirilmesini,bu mümkün olmazsa ıslah beyanı olarak dikkate alınmasını talep etmesi karşısında,adı geçen dilekçenin HUMK 83 maddesi gereğince ıslah beyanı olarak kabul edilip edilemeyeceği karar yerinde değerlendirilip tartışılmadan,eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2886, K. 2010/9306, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama