KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2949 E., 2010/9497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.12.2008 tarih ve 2007/1436 - 2008/1437 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından kendisinin bilgisi ve onayı dışında 4.000,00 YTL’nin üçüncü bir şahsa havale edilmiş olduğunu, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gerekli güvenliği sağlayamaması nedeniyle sözkonusu işlemin yapıldığını, bu nedenle davalı bankanın objektif özen yükümlülüğü gereği davaya konu işlemden dolayı müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.000,00 YTL’nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın sebepsiz olarak zenginleşen havale alıcısına yöneltilmesi gerektiğini, davacının hesabından yapılan havale işlemleri ile ilgili olarak müvekkili bankanın bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın müşterilerine kullandırdığı internet bankacılığı sisteminin çalınmış bilgiler ile işlem yapmaya elverişli olduğu, bankanın bu açıdan kusurlu bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2949, K. 2010/9497, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama