KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2953 E., 2010/9238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 gün ve 2003/1212 - 2007/225 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi ihbar olunan ...Sig.A.Ş. vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin araç kiralama işi yaptığını, müvekkiline ait aracın davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından bir günlüğüne dava dışı üçüncü kişiye kiralandığını ancak aracın müvekkiline iade edilmediğini ileri sürerek, 14.000,00 TL araç bedeli, 7.200,00 TL yoksun kalınan kira bedeli, dava sonuna kadar günlük 50,00 TL yoksun kalınacak araç kira bedelinin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan vekili, aracın müvekkilince kasko sigorta poliçesiyle sigorta örtüsü altına alındığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait aracın davalı tarafından üçüncü kişiye bir günlük kira sözleşmesiyle kiralandığı, aracın süresinde teslim edilmediği ancak dava tarihinden sonra bulunduğu gerekçesiyle 1.332,00 TL kazanç kaybının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, araç bedeli ile ilgili talep hakkında karar vermeye yer olmadığına, dava tarihinden sonra meydana gelen ve gelecek zararlara ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
Dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükmü, ihbar olunan sigorta şirketi tarafından temyiz edilmiştir. HUMK'nun 49 ncu vd. madde hükümleri uyarınca, ihbar üzerine davaya katılan üçüncü kişi, ihbar eden tarafın yardımcısı ve temsilcisi olup, fer`i müdahil konumundadır ve aynı kanunun 57. maddesi uyarınca da yargılama sonunda, hüküm, fer`i müdahil hakkında değil, iltihak olunan (ihbar eden) taraf hakkında verilir. Dolayısıyla ihbar olunan 3. kişi, ihbar edenin adına, onun temsilcisi olarak, hükmü temyiz edebilir ise de, kendisi adına temyiz edemez. Ancak, aynı madde hükmüne aykırı olarak ihbar olunan hakkında da hüküm verilmişse, ihbar olunan, hükmün kendisine ilişkin bölümünü kendi adına temyiz edebilir.
Somut olayda, mahkemece, yargılama sonunda hükmü temyiz eden hakkında hüküm tesis edilmemiş olmasına, temyiz edenin asli müdahale sıfatıyla da yargılamaya katılmamış bulunmasına, temyiz edenin hükmü kendisi bakımından ve kendisi adına temyiz etmiş olmasına göre, temyiz hakkına sahip değildir. 01.03.1990 gün ve 3/4 Sayılı Y.İ.B.Kararı uyarınca, yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmediği hallerde, Yargıtay tarafından da bir karar verilmesinin mümkün bulunmasına göre, ihbar edilenin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar verilmek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2953, K. 2010/9238, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama