KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3012 E., 2011/1810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.10.2008 tarih ve 2006/34-2008/522 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.02.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalılardan BKM (Bankalar Kart Merkezi) A.Ş. avukatı .....gelip, davetiye tebliğine rağmen diğer davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra,
duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Antalya’da ocakbaşı restoran ve butik otel tarzında üne ve saygınlığa sahip Atam Park Oteli işlettiği, otelin tüm kısımlarında ödemelerde değişik bankaların pos makinelerinin üye işyeri olarak kullanıldığını, son zamanlarda otel ve restoranlarında ödemelerini kredi kartı ile yapan müşterilerinin bir kısmının kredi kartının iptal edildiğini, kredi kartlarının iptal gerekçelerinin müvekkile ait otelde kredi kartlarının kopyalanması olduğunun müşterilere söylenmiş olduğunu,
müvekkili hakkında yapılan ve suç teşkil eden asılsız söylenti sebebiyle müşterilerinin başka lokantaları tercih etmeye başladığını ve davacının maddi zarar uğradığını, müşteriler nezdinde aşırı itibar kaybına uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (5.000)YTL maddi ve (350.000)YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkili bankanın hiçbir şekilde davacıya ait otelde kredi kartınız kopyalandı şeklinde bir bilgi vermediği, davacının doğmuş olduğunu iddia ettiği zararın müvekkilinden kaynaklanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, kartların kullanıma kapatma işleminin kart hamillerinin güvenliğinin sağlanması amacıyla gerçekleştirildiğini, bu aşamada kendisine işyeri ismi belirtilmediğini, kart hamilinin tekrar müşteri hizmetlerini araması nedeniyle bankanın kendisinden bilgi talep eden müşterisini bilgilendirdiği, kamuya duyurmanın kendileri tarafından yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili müvekkilinin kredi kartı hamillerinin kartlarını herhangi bir nedenle iptal etme yetkisinin bulunmadığını, fiili uygulaması bulunmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, dava konusu olay kapsamında dinlenen 6 adet tanıktan bir tanesinin beyanı dikkate alınarak davacının iddialarını tanık beyanları ile güçlendirdiğinin söylenemeyeceği, bir tanık dışında diğer tanıkların kartlarının davacıya ait işyerinde kopyalandığını kendilerinin anlayarak bu durumu davacıya bildirdikleri, davacı işyerinde kredi kartının kopyalandığına ilişkin söylentinin davalılar tarafından kamuya duyurulduğuna ve maddi tazminat miktarının ne olduğuna ilişkin davacı tarafın dosyaya bir delil sunmadığı, hafif kusurlarından bile sorumlu olan bankaların kart hamillerini uyarmak amacıyla yaptıkları bilgilendirmenin hukuka aykırı olduğunu söylemenin mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3012, K. 2011/1810, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama