KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3097 E., 2011/1314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.01.2009 tarih ve 2007/525-2009/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2011 gününde yapılan tebligata rağmen taraflar ve avukatları duruşmaya gelmediğinden, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “Kaya Tartı” ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu ve 04.09.2007 tarihinde aynı ibarenin marka tescil başvurusunda bulunduklarını, davalının ise anılan ibareyi ve müvekkiline ait adres bilgilerini kullanarak müşterilere teklifler verdiğini, son olarak 05.11.2008 tarihli faks ile bir müşteriye “Kaya Tartı’nın bundan böyle faaliyetini Kaan Tartı olarak devam ettireceğini” bildirerek müvekkilinin işyerini kapattığı kanaatini oluşturduğunu ileri sürerek, (20.000)TL’nın davalıdan tahsilini, davalının “Kaya Tartı” ibaresini kullanmasının önlenmesini, işyeri levhalarından ve araçlarından bu ibarenin silinmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “Kaya Tartı” unvanının müvekkilinin eşi Mustafa’ya ait iken ölümü ile mirasçıları olan müvekkiline ve oğluna intikal ettiğini, müvekkilince anılan işletmenin devir işlemlerinin yapıldığını ancak aynı zamanda Mustafa’nın kardeşleri olan davacı şirket yetkililerince işletmeyi ticaret odası kayıtlarından hileli yollarla terkin ettirdiğini, müvekkilinin yasal hakkı olmasına rağmen anılan ibareyi değil halen “KAĞAN TARTI” unvanını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı şirketin Gaziantep Ticaret Odası’na 20.08.2007 tarihinde kaydının yapıldığı, Kaya Tartı ... isimli şahıs firmasının ise ticaret siciline 30.01.2002 tarihinde tescil edilip 09.11.2007 tarihinde terkin edildiği, davacının tazminat talebini manevi tazminata hasrettiğini bildirdiği, davalının haksız olarak “Kaya Tartı” unvanını davacının tescil ettirip marka başvurusunda bulunduğu tarihlerde dahi kullandığı, sonradan “Kağan Tartı” unvanı ile faaliyet gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının “Kaya Tartı” ismi ile vaki kullanımının önlenmesine, işyerinden levhaların sökülmesine, (10.000)TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, davacı şirketin ticaret unvanına ve marka tescil başvurusuna dayanılarak, davalının “Kaya Tartı” ibaresini kullanmasının önlenmesi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, “Kaya Tartı-...” isimli şahıs işletmesinin 30.01.2002 tarihinde kuruluş tescilinin, 09.11.2007 tarihinde de kapanış tescilinin yapıldığı, ticareti terk tarihinin de 13.07.2007 olarak ticaret siciline bildirildiği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin Gaziantep Ticaret Odası’na kayıt tarihi ise 20.08.2007’dir. Dolayısıyla “Kaya Tartı” ibaresini ticaret alanında ilk kez kullanan ...’dır. ... ise davalının eşi olup 12.07.2007 tarihinde ölmüş ve geriye mirasçı olarak eşi davalı ile oğlu Kaan’ı bırakmıştır.
Davalı vekili ise “Kaya Tartı” ibaresinin işletme adı olarak eşinin ölümü ile müvekkiline ve oğluna miras kaldığını, murisin ölümü ile anılan işletmenin SSK., vergi borçları ve Gaziantep Ticaret Odası aidatlarının müvekkili tarafından ödendiğini, işletme adının ticaret sicil kayıtlarından ise müvekkili tarafından değil, hileli yollarla ve aynı zamanda murisin kardeşi olan davacı şirket müdürünce terkin ettirildiğini savunmuştur. İşbu dava da anılan terkin işleminin tescil edildiği 09.11.2007 tarihinde açılmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle “Kaya Tartı-...” isimli şahıs işletmesinin ticaret sicilinden kim tarafından ve hangi yetkiye dayanılarak terkin ettirildiğinin araştırılması, terkin işlemini davalının yaptırmadığının belirlenmesi halinde ise bu kez de anılan ibare üzerinde üstün hak sahibinin kim olduğunun tartışılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabul şekli bakımından da davacı vekilince 08.04.2008 tarihli oturumda tazminat taleplerini manevi tazminata hasrettiklerinin bildirilmesine ve mahkemece de kararın gerekçe kısmında bu hususa yer verilmesine rağmen, hüküm kısmında davacı yararına takdir edilen tazminatın maddi tazminat olarak belirtilmesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3097, K. 2011/1314, 8 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama