KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3215 E., 2010/9607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2008/1537 - 2008/3247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sigorta poliçesinden doğan prim borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin haksız itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacı tarafın davaya konu olan poliçenin prim borçlarını mükerreren tahsil etmek istediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, poliçe prim bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının işbu davaya konu edilen borcu için dava dışı bir kişi tarafından bonolar verildiği, eldeki davanın davacısı tarafından dava dışı kişi hakkında icra takibine başlanıldığı ve yapılan icra takibinin de kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktaysa da, sözü edilen icra takibinin henüz kesinleşmiş olması karşısında mahkemece dava dışı şahıs hakkındaki icra takibinin dayanağı olan kambiyo senetlerini iade etmesi için davacı tarafa süre verilmesi,
iade edilmesi halinde yargılamaya devam edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu gereğe uyulmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3215, K. 2010/9607, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama