KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3269 E., 2010/1885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.10.2008 tarih ve 2007/462-2008/599 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak temliken alacaklılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.02.2010 gününde davacılar (temlik alanlar) ... ve ... avukatı ... ve ... , ... avukatı ...ile davalı ...Ş. avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan asiller ve taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı bankanın Oto Tamircileri 2.Sanayi Sitesi Şubesi'nde uzun zamandan beri çeşitli mevduat hesapları bulunduğunu, davalı bankanın müvekkili şirket ile aynı gruba dahil dava dışı Özdağ Dağıtım Pazarlama A.Ş.'nin çalışanlarından olan ... isimli şahsın yazılı ve sözlü talimatlarını uygulayarak muhtelif tarihlerde müvekillerine ait hesaplardaki paraları hesaben ödeme, nakit çekme, havale yapma, hasaplar arası virman, EFT gibi işlemlerle doğrudan veya dolaylı yollarla zimmetine geçirdiğini bu kişinin davacıları temsil ve ilzama yetkili olmadığını,
müvekkilinin zarara uğramasında davalı bankanın kusuru bulunduğunu ileri sürerek, ana para ve faiz olmak üzere 1.534.310.698.924.TL'nın 15.12.1998 tarihinden itibaren % 118 akdi faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı ...'in davacı şirketin temsilcisi olduğunu, öteden beri bu kişinin yazılı ve sözlü talimatları ile para çekildiğini, alışılmış uygulamaya dayanak işlemler yapıldığını, işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemiz'in 28.09.2004 günlü kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı ...' in davacılar adına davalı bankada yapmış olduğu yetkisiz, belgesiz işlemlerin doğru ve hukuka uygun olmadığı, yapılan işlemlerin olağan, öteden beri yapılagelen, teamüle uygun olarak yapılan işlemler olmadığı, bu işlemlere davacılar tarafından icazet verilmediği,
yapılan işlemlerin tamamen banka çalışanlarının kusurundan kaynaklandığı ve bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davacı Özeksim A.Ş.
Dava açıldıktan sonra alacağının tamamını diğer davacılara temlik etmiş olmakla adı geçenin davacı olma sıfatı kalmadığından açtığı davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davacıların davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemiz'in 2005/9123 E, 2006/10891 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava dışı ...' in Özgörkey Şirketler Grubunun herhangi bir çalışanı olmayıp ortaklardan sonra gelen en yetkili kişisi olduğu,
bu konuda davacı şirkette dahil olmak üzere şirketi temsil etme ve münferiden imza atmaya yetkili kişi konumunda bulunduğu, bu şahsın yaptığı işlemlerin davacı ile davalı banka arasında teamül oluşturduğu, davalı banka ile davacı şirket arasındaki PC bağlantısında ...' in ekstreleri değiştirme imkanının bulunmaması nedeniyle davacı şirketin Cafer'in yaptığı işlemlerden sorumlu olması gerektiği ve ihmali bulunduğu gerekçeleriyle davacı Özeksim Ltd.
Şti.'nin alacağını diğer davacılara temlik etmiş olması nedeniyle davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davasının reddine, diğer davacılar yönünden kesinlelşen şahsi alacakları yönünden davanın kısmen kabulüne, temlik edilen alacaklar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, temliken alacaklılar vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temliken alacaklılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3269, K. 2010/1885, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama