KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3293 E., 2010/9253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketteki tüm hisselerini davalılardan ... ve ...’ya 06.07.2004 tarihli noter onaylı belgeyle devrettiğini, ortaklar kurulunun aynı tarihte devre muvafakat verdiğini ve pay defterine kaydın yapıldığını ancak değişikliğin diğer davalı ... nezdinde ilan ve tescil ettirilmediğini ileri sürerek, müvekkilini davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve değişikliğin sicile kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili, davanın reddini istemiş, diğer davalılar davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının hisse devrinin yasal olarak gerçekleştiği, TTK 520. maddesi uyarınca şirket ortaklarınca pay devrine muvafakat verildiği ve pay defterine kaydın yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığının 07.07.2004 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine ve bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğünce tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ... ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan ... vekilinin tüm, davalılardan Ticaret Sicil Memurluğunun ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, limited şirket ortağı olunmadığının menfi tespit şeklinde belirlenmesi ve ortaklığın devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının sicile tescili istemlerine ilişkindir.
Limited şirket ortaklığının devrinin nasıl yapılacağı TTK 520. maddesinde belirlenmiş olup, mahkemenin de doğru olarak tespit ettiği üzere, dava konusu olayda davacının davalı şirketteki tüm ortaklık payları 07.07.2004 tarihi itibariyle davalılardan ... ve ...’e devredilmiştir. Bu devrin ticaret siciline kayıt ve ilanı yapılmadığından davacı işbu tespit davasını açmak durumunda kalmıştır.
Fakat, davalılardan ...’nun dava açılmasına sebebiyet verdiğine ilişkin hiçbir iddia ve kanıt ileri sürülmediği için yargılama gideri ile vekalet ücretinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3293, K. 2010/9253, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama