KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3478 E., 2011/3755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kırşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2007 tarih ve 2007/91-2007/395 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin süpermarket olarak faaliyet göstermekte iken şirket aleyhine Kırşehir İcra Müdürlüğü'nün 2005/2799 ve 2947 sayılı dosyaları üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takiplerine girişildiğini, icra takiplerine konu olan bonoların alacaklısı olan Neşet Yavuz'un aynı zamanda davalı şirketin hissedarı ve temsilcisi olduğunu, işyerinde haczin tatbik edilip mülkiyeti davacı şirkete ait otomobil ve kamyonet tipi araçlarla market demirbaşları haczedilip, muhafaza yapılmadan market içinde kalacak şekilde yediemin olarak ...'ya bırakıldığını, bu hukuki gelişmenin ardından davalı ile dava dışı Yimpaş Mağazacılık San.
Ve Tic. A.Ş. Ile ilk iki sayfası gayrimenkul kira sözleşmesi, 3. sayfası ise protokol başlığını taşıyan 15.09.2005 tarihli sözleşme imzalandığını, söz konusu protokolle mülkiyeti müvekkiline ait market demirbaşlarının davalı tarafından Yimpaş A.Ş.'ne satılıp devredildiğini, devir belelinin 200.000,00 TL olduğunu, bunun dışında icra alacaklısı tarafından haczedilen market demirbaşlarının satışının icra kanalıyla istenildiğini,
icradan satışın istenmesinin tamamen göstermelik ve gerçek satışı perdelemeye yönelik olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik (20.000,00) TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Yimpaş A.Ş. ile yapılan akdin olsa olsa satış vaadi sözleşmesi mahiyetinde olabileceğini, icra dosyasından haczedilen menkullerin satışının istendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, dava konusu mallar üzerine 20.09.2005 tarihinde haciz konulduğu, bu haczin düşmesine rağmen malların alınmayıp davalının yedine terk edip mülkiyetinin kaybedildiği, daha sonra malların yeniden haczedilerek icra aracılğı ile satıldığı, davacının mallar üzerindeki zilyetliğini kabedip bir dahada mallar üzerinde korunması gereken bir üstün hak elde etmediği, ariyetin malların durumuna ilişkin protokolde bir usussüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özettende anlaşıldığı üzere davalı şirket ortada haklı bir neden olmaksızın hacizli bulunan davacıya ait demirbaşları (185.000,00) TL'na sattığına göre bu nisbette zenginleşmiştir. Ayrıca hacizli demirbaşların kiracı tarafından kiralananda birakılması demirbaşları sahipsiz eşya haline getirmez. Bu itibarla mahkemece davalı tarafından satılan demirbaşların bedelinden demirbaşların icraca kısmen satımından elde edilen bedelin indirimi sonucu davacının isteyeceği tutar belirlenerek neticesine göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
26.05.2011-NSÇ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3478, K. 2011/3755, 1 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama