KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3482 E., 2010/10404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afşin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.12.2008 tarih ve 2008/219-2008/902 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili idare ile davalı arasında imzalanan sözleşmeler ile Afşin Elbistan B Termik Santralindeki kül döküm işinin davalı firmaya verildiğini, davalı firmanın yaptığı iş esnasında çevreye verilen zarardan dolayı müvekkili idare aleyhine tazminat davası açıldığını, Afşin Asliye Hukuk Mahkemesi’nce tazminata hükmedildiğini, mahkeme kararının Yargıtay’ca onanarak kesinleştiğini, bu karar icraya konularak müvekkilinden 03.08.2007 tarihinde 57.163,48 TL, 25.09.2007 tarihinde 9.340,00 TL tahsilat yapıldığını, davalı firma ile yapılan sözleşmede 3. şahıslara verilen her türlü zarardan kendilerinin sorumlu olacağı hükmü açıkça yazılı olduğunu ileri sürerek, anılan meblağların ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Afşin Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/85 D.İş sayılı dosyasında alınan raporda zararın kül taşıma bandından rüzgarın etkisi ile savrulan küllerden ve baca gazlarından doğduğunun bildirildiğini, teknik şartnameye göre küllerin ara stok depolama sahasına kadar taşınması işinin davacıya ait olduğunu, sonrasında müvekkiline ait olduğunu, küldeki nem oranın davacı tarafından %25 olarak ayarlanması gerektiği halde daha az olduğunu, davacının kül stacker sahası yanındaki bir noktadan atık sulama suyunu bedelsiz vermeyi taahhüt etmesine rağmen vermediğini, zarara davacının sebep olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun sözleşmenin 37-5 maddesini ihlal ederek davalı yükleniciye atık su temin etmesi gerekirken tespit tarihinden çok sonra 15.08.2008 tarihinde sulama yapılması amacıyla atık su temin ettiği, sözleşmenin 37-7 maddesine göre kül stackerden çıkış nem oranının %25 olması gerekirken davacı ...’nin davalı yükleniciye %25’in altındaki nem oranıyla atıkları teslim ettiği, kül taşıma bandının 880 metrelik kısmının üstünün kapalı olduğu, 2500 metrelik kısımda ise külün üstü açık şekilde taşınarak ara stok sahasında davalıya teslim edildiği,
kül taşıma bandına yakın olan taşınmazların hakim rüzgarların da etkisiyle tozumadan zarar gördüğü, sözleşmeye göre külün %25 oranında nemli olması gerekmesine rağmen keşif gününde, %13.2, davacı belgelerine göre ise %22 nemli olduğu, sözleşmenin 23.08.2004 tarihinde imzalanıp, davalının 08.11.2004 tarihinde faaliyete başladığı, dava konusu tespitin 06.09.2004 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3482, K. 2010/10404, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama