KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3526 E., 2010/9946 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.11.2008 tarih ve 2008/127-2008/648 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üst taşıyanı olduğu transit beyanname muhteviyatı 35.320.Kg.fuel-oil yükünün davalıların sürücüsü ve maliki olduğu araç ile taşındığını,davalı sürücünün mezkur transit emtiayı İsdemir Gümrük Müdürlüğü gözetimindeki Delta-Dörtyol Petrol Tesislerine götürmesi gerekirken yurt içinde kendi hesabına sattığını,bu nedenle müvekkilinin dava dışı taşıtan şirketle yaptığı nakliye sözleşmesi gereğince istihkakından mal bedelinin kesildiğini ve yine Gümrük Vergi ve Resimleri ödediğini ileri sürerek, 11.306.642.253.TL.sı mal bedeli ile 6.247.900.000.TL.sı Gümrük Vergi ve Resimden doğan tazminat alacağının ödeme tarihlerinden itibaren davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davaya konu taşıma tarihi itibariyle davalı ...'ın davalı şirket bünyesinde çalışmadığı,... /... plakalı aracın 20.05.2004 tarihinde yurt dışına çıkış yaptığına dair her hangi bir bulguya rastlanmadığı, taşımaya ilişkin her yazılı bir sözleşmenin sunulmadığı, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan fatura ve taşıma belgesi içeriğine göre iddia edilen taşıma tarihinde davaya konu aracın 3. kişi konumundaki şirkete ait ürünleri taşıdığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, nakliyat sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, her iki davalı hakkındaki davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
Oysa, her iki davalı hakkında davanın kabulüne dair verilen karar yanlızca davalılardan şirket tarafından temyiz edilmiş olup, diğer davalı sürücü tarafından temyiz edilmemiş, Dairemizce karar yanlızca davalı şirket yararına bozulmasına karar verilmiştir.Bu bağlamda, davalı sürücü hakkındaki verilen karar kesinleşmiş olup, bu davalı hakkında mahkemece isabetli de görülmeyen yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
2-Öte yandan, davacı ile davalı şirket arasında yazılı bir taşıma sözleşmesininin bulunması zorunlu olmadığı gibi, taşımanın güzergahı itibariyle davalı şirkete ait olduğu anlaşılan araç ve dorsenin 20.5.2004 tarihinde yurt dışına çıktığına dair bir bulgunun bulunmadığına ilişkin gümrük müdürlüğünün yazısı ile davalı şirket tarafından sunulan fatura ve diğer belgelerin,davacı tarafından davaya dayanak yapılan gümrük belgelerinin sahteliği savunulup kanıtlanmadığına göre, dava konusu taşımanın davalı şirket tarafından yapılmadığını da kanıtlamaya yetmeyeceği kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak ceza davasının akibetide araştırılmak suretiyle aracın yurt dışına çıkış ve yurda giriş yaptığına ilişkin tüm gümrük belgeleri dosyaya getirtilip birlikte değerlendirilmek ve bundan sonra davalı şirketinin hukuki durumunun denetime elverişli bir şekilde tayin ve takdir edilmek gerekirken bu davalı yönünden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3526, K. 2010/9946, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama