KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3621 E., 2010/10029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.01.2009 tarih ve 2007/359 - 2009/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin % 50 hisseye sahip olduğu davalı şirkete; kâr payı, Sermaye payı ve şirket giderleri için yurt dışından gönderdiği 30.000 EURO ile kâr payının iade edilmesi isteğinin yerine getirilmediğini, kâr elde edemeyen ve kâr payı dağıtmayan şirketten ayrılmak istediğini ileri sürerek, ortaklıktan çıkmasına, sermaye payı ile kuruluş giderleri için ödenen 30.000 Euro ile kâr payının faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK'nun 55. ve 187.madde koşullarının oluşmadığını, davacının Şirketteki payını almasının fesih ve tasfiye ile gerçekleşeceğini, kâr payı dağıtımımın da ortaklar kurulu kararı ile olabileceğini savunarak, davanın her iki istem yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın çıkma payının hesaplanması konusunda düğümlendiği, taraf beyanları ile altınların 24 ayar olduğunun açıklandığı, yapılan tespitte davalı temsilcisinin 17,5 kg altın olduğunu kabul ettiği, şirketin karar tarihine en yakın tarih itibariyle tüm borçları düşüldükten sonra öz varlığının 216.052.88 YTL bulunduğunun belirlendiği, çıkma isteminin kesinleştiği, çıkma payının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının, davalının ortaklığından çıkmasına, 108.026.44 YTL çıkma payının 11.884.25 YTL’lık kısmına dava tarihinden itibaren, bakiye kısmına ise, kararın kesinleşmesinden yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3621, K. 2010/10029, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama