KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3626 E., 2010/9671 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.12.2008 tarih ve 2006/275 - 2008/717 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, düzenlenen iki adet faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında tarafların anlaşma yoluna gitmesi nedeniyle davanın takip edilmeyerek açılmamış sayıldığını, bu güne kadar davalı ile tam bir uzlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, 2.773.785.000.-TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen kararı, temyizi üzerine, Dairemizce, taşımanın gerçekleştirildiğini ve ücrete hak kazanıldığını kanıtlama yükünün davacıya ait olduğu, sunulan konişmentoların dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğini kanıtlamak için yeterli olmadığı, taşımaya ilişkin olduğu iddia edilen faturaların davalıya tebliğinin ispatlanamadığı, bunların davacı defterlerinde kayıtlı olmasının da, davacı lehine tek başına yeterli bir kanıt olamayacağı, davalı defterlerinin incelenerek dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğine dair bir kayıt olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonucu davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3626, K. 2010/9671, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama