KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3648 E., 2010/10265 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2007/699-2008/672 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sattığı zeytin emtiasının dava dışı alıcı firmaların bulunduğu Gaziantep ve Mersin illerine götürülmek üzere davalı şirkete ait kamyonla taşındığı sırada meydana gelen trafik kazası sonucu taşınan malın tamamının zayi olduğunu, satışa konu zeytinin taşınması işini Tahiroğlu Nakliyatın üstlendiğini, bunun için de davalı şirketle anlaşarak maliki davalı şirket olan araçla malların taşınmasının kararlaştırıldığını, davalının kusuru nedeniyle müvekkilinin dava dışı alıcı firmalara malı teslim edemediğini, bu nedenle mal bedellerini de alamadığını, davalının müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 19.513,90 YTL’nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında bir sözleşme bulunmadığını, davaya konu yükün müvekkili şirketin haberi olmaksızın kazada ölen sürücü tarafından alınmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satıcı olan davacının ferden muayyen hale getirilmiş olan malları taşıyıcıya vermesi sonucu bu mallardan dolayı meydana gelecek hasar ve yararın alıcıya geçtiği, dava açma hakkının alıcıya ait olup, davacının hukuki yararının bulunmadığı, davacının ziya uğrayan mallar üzerindeki hasar ve yararın satım sözleşmesi uyarınca kendi üzerinde kaldığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3648, K. 2010/10265, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama