İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/3786 K.2011/2513

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2008 tarih ve 2008/97-2008/414 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2011…

Esas2009/3786Karar2011/2513Tarih10 Mart 2011Okuma4 dk · 712 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/3786 E., 2011/2513 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mart 2011
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

712 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2008 tarih ve 2008/97-2008/414 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2011 gününde davacılar avukatı... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar ... ve ... vekili, davalının Hollanda’da yaptığı toplantı ve konferanslar sırasında kendilerinin yeni bir sistem geliştirdiklerini, bu sistemde faizle para yatırmaya gerek kalmadan şirket karına ve zararına ortak olmak suretiyle %20 kar payı kazanmanın mümkün olduğu,

yatırımcıların üç ay önceden haber vermek şartıyla yatırdıkları parayı geri alabilecekleri vaatlerinde bulunduklarını, müvekkillerinin de bu toplantılar sonrasında kar zarar ortaklığı çerçevesinde davalı şirketin Alman markı bazında %20 kar payı vereceğini ve her an geri alabileceği düşüncesinden hareketle şirkete para yatırdıklarını,ancak davalı tarafından kendilerine verilen belgeyi kar zarar ortaklığı belgesinde bulunulması gereken özellikleri taşımadığı, davalının yetkili makamların izni olmadan para topladığını ileri sürerek,

davalı şirket ile yapılan sözleşmenin iptaline, 175.000 DM karşılığı 89.476,07 Euro alacak için şimdilik her bir davacı için 6.000 Euro’dan toplam 12.000 Euro karşılığı 22.080,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların değişik tarihlerde davalıya DM üzerinden ödeme yaptıkları, bu makbuzlarda şirkete ait kaşenin bulunmadığı, dava dışı ... imzalarının bulunduğu, karşılığında kar payı kuponu aldıkları, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, davacıların ödediği meblağları Noya A.Ş. ve onu temsilen dava dışı ...’den talep hakları bulunduğu ,davacıların herhangi bir şekilde ortaklar pay defterinde kayıtlı olmadığı, davacıların ödemelerine ilişkin olarak davalı defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı,

davacıların yaptıkları ödemelerinde sermaye hesabına kayıt edilmediği, bu şekilde davacı ve davalı arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, ödeme belgelerinde şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığı, şirket yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı anlaşılan ödeme belgelerine göre davacıların dava dışı ...’den talepte bulunabilecekleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile davalı şirketle yapılan sözleşmenin iptali ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Davacılar gerek dava dilekçesinde ve gerekse de replik beyanında davalı şirkete ortak olduklarını ileri sürmemiş, tersine, davalı şirket ve yöneticilerinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı ve kötüniyetli vaad ve garantilerle davacılar gibi yurtdışında yaşayan pek çok kişiyi dini duygularını sömürerek, topladıkları paraları iade etmeyip davalı holding ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıkları iddia olunarak verilen paranın istirdadını istemiştir.

Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak (istirdat) davası niteliğinde olmakla, mahkemece HUMK’nun 74 ve 75. maddelerine aykırı düşecek şekilde, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin hiçbiri toplanmaksızın, yapılan yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacılar ile davalı arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, ödeme belgelerinde şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığı,

bu nedenle şirket yönünden bağlayıcılığı olmadığı anlaşılan ödeme belgelerine göre davacıların dava dışı ...’den talepte bulunabilecekleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Gerçekten de dosyada bulunan 23.12.1999 ve 30.10.2000 tarihli tahsil fişlerinin 20.10.2000-20.5.2002 tarihleri arasında şirket ortağı olan ... tarafından imzalandığı, belgede şirket kaşesi ve yetkili temsilcisinin onayının olmadığı anlaşılmıştır.

Bu durum karşısında mahkemece, davanın açılış şekli de dikkate alınarak davacı tarafa dava dışı ... hakkında dava açması için önel verilip, bu şahsa dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip, aralarında şirketler hukuku ve sermaye piyasası konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal defter ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu hisse senedi belgesi,

tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve dolandırılma iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak paralarının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının tatminkar bir biçimde araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının davacılar lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3786, K. 2011/2513, 10 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/3786
Karar No
2011/2513
Tarih
10 Mart 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/3788 K.2011/2409
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/3788 K.2011/2979
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/3790 K.2011/2978
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/3795 K.2011/2981
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/3797 K.2011/2968
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/3799 K.2011/2983

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.