İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/379 K.2010/10502

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2006/703 - 2008/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen…

Esas2009/379Karar2010/10502Tarih19 Ekim 2010Okuma4 dk · 899 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/379 E., 2010/10502 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2010
Mahkemesi
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

899 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2006/703 - 2008/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.10.2010 gününde davacı şirket müdürü ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı şirket müdürü ve davalı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.

Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalılar tarafından "Glade Oto Parfümleri" adlı reklam filminde, müvekkili şirketin mali haklarının Türkiye temsilcisi bulunduğu "Love is in the air" isimli müzik eserinin izinsiz olarak kullanıldığını ileri sürerek, şimdilik (186.760) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, reklam filmi için hak sahibi olan SC Blockbuster Media SLR ile anlaşılıp gerekli ödemenin yapıldığını, davacının hak sahipliğini kanıtlaması gerektiğini, talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu müzik eserinin sahibinin ... ve ... isimli şahıslar olduğu, bu eserin reklamlarda fon müziği olarak kullanım hakkının devredildiğine dair bir sözleşmenin bulunmadığı, davacı tarafça sunulan sözleşmelerde adı geçen ...şirketinin sadece telefon zil sesleri için mali hak elde ettiği ve davacının olsa olsa bu konuda bir lisans aldığı, dava konusu olayda anılan müzik eserinin mali haklarının devri ile ilgili silsilenin kurulamadığı, kaldı ki 01.07.2003 tarihli sözleşmede ...Music Publishing Germany GmbH şirketine hangi müzik eserlerinin devredildiğinin de belli olmadığı,

yine ...Music Publishing Ltd. ile Müzikotek adına ... Baydur arasında imzalanan 01.07.1996 tarihli sözleşmenin hangi müzik eserlerini kapsadığının belirtilmediği, bu devirlerin FSEK'nun 52. maddesine uygun bulunmadığı, davacının hak devraldığı ...şirketi ile ...

Ltd.Şti.'nden hak devralan ...şirketinin de farklı şirketler olduğu, yine davacının yetkilisi ...'ın hak devraldığı sözleşme 1996 tarihli iken Alman ...şirketinin hak devralma tarihi 2003 olduğundan, 2003 yılında devralınan hakların 7 yıl önce devredilmesinin de mümkün olmadığı, davacının dava konusu eser için Türkiye'de hak takip yetkisinin bulunduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, 5846 sayılı FSEK’na dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı nedenlerle davacının dava konusu eser yönünden Türkiye’de hak takip yetkisinin bulunduğunu kanıtlayamadığı sonucuna varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa dava konusu “love is in the air” adlı musiki eserinin tüm telif haklarının tüm Dünya ülkelerinde kullanılmak üzere eser sahipleri olan ... ve ... isimli kişiler tarafından ... Ltd. isimli yayıncı şirkete 05.09.1977 tarihli sözleşme ile devredildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Anılan şirket de 01.07.2003 tarihli sözleşme ile kendi portföyünde bulunan tüm eserlerin bütün hak ve menfaatlerinin bölge içinde ve süre boyunca kullanımı için ...Music Publishing Germany GmbH & Co. KG.’ne (...Almanya) münhasır lisans vermiştir.

Bu sözleşmenin 2. maddesinde söz konusu eserlerle ilgili tüm hak ve yetkiler yönünden lisans verildiği, hakların kapsamına telefon zil sesleri için eserde değişiklik yapılması hakkının da dahil olduğu, ancak devredilen hakların bununla sınırlı olmadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla 01.07.2003 tarihli sözleşme ile sadece telefon zil sesleri için lisans verildiği yönündeki mahkeme kabulü doğru olmamıştır.

Davacı (editör) ise 01.07.1996 tarihli sözleşme ile ...Music Publishing Ltd.’ten (...İngiltere) (mal sahibi) Türkiye bölgesinde kullanılmak üzere, mal sahibinin denetiminde olan, haklarını devraldığı ve bundan sonra süre boyunca devralacağı tüm kompozisyonların söz ve müzikleri için royaltileri takip ve münhasır tahsil hakkını da içeren bir lisans almıştır.

Bu sözleşmenin tanımlar kısmında mal sahibi ibaresinin, bütün bağlı şirketleri ile birlikte ...İngiltere’yi ifade ettiği, süre boyunca mal sahibine ekleme ve azaltma yapılabileceği bildirilmiştir.

Bu durumda mahkemenin dava konusu müzik eseri yönünden 2003 yılında devralınan bir hakkın 7 yıl önce 1996 tarihinde devredilmiş olamayacağı gerekçesi de yerinde olmayacak, zira tam tersine bir işleyişle 1996 tarihli sözleşmeye, ...Almanya da 2003 yılında tüm portföyü ile birlikte sonradan katılabilecektir.

Nitekim yargılama aşamasında ibraz edilmemekle birlikte, davacı tarafından temyiz aşamasında dosyaya sunulan ve ...Almanya (malik) ile ...İngiltere (yapımcı yerel firma) arasında, malikin haklarının yapımcıya devri konusundaki 08.06.2001 tarihli sözleşme de bu kabulü doğrulamaktadır.

Ancak somut uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için tüm bu sözleşmelerin, özellikle uluslararası sistemin işleyişi ve 5846 sayılı FSEK’nun 52. maddesindeki yasal düzenleme gözetilerek geçerli olup olmadığının, aralarında sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyet tarafından incelenip değerlendirilmesi gereklidir.

Davacı tarafından da, uluslararası alanda bu türden sözleşmelerin anılan şekilde yapılmasının zorunlu olduğu, zira hak sahibi şirketlerin ellerinde sayıları milyonlarla ifade edilen eserlerin bulunduğu, hem hak sahibi şirketlerin hem de eserlerin zaman içinde sürekli olarak değiştiği, aksinin kabulünün sistemi işleyemez hale getireceği iddia edilmiştir.

Mahkemece bu konuda iki kişiden oluşan bir bilirkişi kurulu oluşturulmuşsa da sektör bilirkişisi bu türden sözleşmelerin uygulamada mümkün ve yaygın olduğunu bildirmişken, hukukçu bilirkişi tarafından bütün hakların devredildiğine ilişkin sözleşmelerin FSEK’nun 52. maddesi kapsamında geçerli kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, aralarında özellikle sektörden bir bilirkişi ile öğretim üyesi bir hukukçu bilirkişinin de bulunduğu üç kişiden oluşacak yeni bir heyet aracılığıyla inceleme yaptırılıp, uluslararası alanda mali hakların takibi sisteminin işleyiş şekli ve yukarıda yapılan açıklamalar da dikkate alınarak, bu türden sözleşmelerin yaygın ve geçerli kabul edilip edilmediğinin tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen hatalı tespitlerden ve çelişkili bilirkişi raporundan hareketle, davacının dava konusu eser yönünden Türkiye'de hak takip yetkisinin bulunmadığı sonucuna varılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekille temsil olunmadığından duruşma vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/379, K. 2010/10502, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/379
Karar No
2010/10502
Tarih
19 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/379 K.2010/7766
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/387 K.2010/11122
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/387 K.2010/10560
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/391 K.2010/10568
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/392 K.2010/10503
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/400 K.2010/6705

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.