KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3801 E., 2010/9970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.05.2008 tarih ve 2005/1212-2008/466 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ... Ajans ve Reklamcılık adlı işyerinin davalı nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, 17.11.2004 tarihinde meydana gelen hırsızlıkta 1.667.00 YTL değerinde Lexmark yazıcı ve bilgisayar, 1.456.71 YTL değerinde bir adet toplama bilgisayar ve mustek scanner, 513.00 YTL değerinde bir adet fotoğraf makinesi ve HP yazıcı, 240.00 YTL değerinde bir adet fotoğraf makinesi ve 80.00 YTL değerinde bir adet fax makinesinin çalındığının davalıya bildirilmesine rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 3.956,71 YTL eşya bedeli, bildirim tarihinden itibaren işleyecek olan 713,00 YTL faiz, 41,78 YTL noter masrafı olmak üzere toplam 4.710.78 YTL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hırsızlık olayından 30 gün geçtikten sonra çalınan eşya ve malların bulunmadığına dair belge temin edilip müvekkiline ulaştırılmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının işyerinde 25.07.2004 tarihinde de hırsızlık meydana geldiğini ve 1.037.00 YTL ödendiğini, ilk olayda çalındığı iddia edilen malzemelerin yerine yenilerinin alınmış olması ve bunların çalınmış olması gerekirken talep olunan malzemelerin faturalarının ilk hırsızlıktan dahi önceye ait olduğunu, davacının ibraz ettiği faturaların sadece bir tanesinin davacı ... adına olduğunu, diğerlerinin ... adına kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, faturası olan ürünlerden bir adet yazıcı ve 1 adet tarayıcının faturasının davacı adına olduğu, bir adet bilgisayarın faturasının ... adına, 1 adet bilgisayar ve yazıcının faturasının ... adına olduğu, bilirkişi raporunun faturalı ürünler başlığında bilgisayar, tarayıcı ve yazının bir işyerinde bulundurulması mutat olan ürünler olduğu, poliçede iki adet bilgisayardan bahsedildiği, daha önceki hırsızlık olayında bunlardan 1 tanesinin çalındığı, bu defa diğer bilgisayar ve yazıcıların çalındığı, bunların toplam değerinin 798.09 YTL olduğu,
faturalı diğer ürünlerden bir adet bilgisayar ve yazıcının faturasının ... adına olduğu, davaya konu diğer ürünlerin faturasının mevcut olmadığı, çalınan ürünlerin bulunamadığına dair belgenin 30 gün içinde ibrazına ilişkin hırsızlık sigortası genel şartlarında bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 798.09YTL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2008 yılı itibariyle 1.250,00 YTL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Somut uyuşmalıkta dava dilekçesinde talep edilen miktar 4.710,78 YTL olup mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 798,09 YTL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3801, K. 2010/9970, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama