KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/402 E., 2010/6480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.07.2007 tarih ve 2007/589-2008/451 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Ulus Şubesinde bulunan hesabından 7.800,00 TL'nın, davalının yeterli güvenlik önlemi almaması nedeniyle internet şifre ve bilgileri ele geçirilerek kimlik bilgileri bilinmeyen ...adındaki kişinin hesabına aktarıldığını, davalının objektif özen yükümlüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu işlemin davacıya ait şifre kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğini, bu bilgilerin banka sisteminden ele geçirilmesnini mümkün olmadığını, müvekkilinin tüm güvenlik tedbirlerini aldığını, bilgilerin davacının ihmaliyle üçüncü kişilerin eline geçtiğini, müvekkiline yüklenecek kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şifresinin üçüncü kişilerin eline geçmemesi için gereken tedbirleri almadığı, davalının ise, internet bankacılığı konusundaki ek güvenlik tedbirleri almaması, paranın transfer edildiği kişiye hesap açarken ve kart verirken bankacılık ilkelerine uymaması nedeniyle zararın tarafların müterafik kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle, 5.850,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, zararın tümünden bankanın sorumlu tutulmasının mümkün olmasına rağmen bu hususun temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi yapılamayacağını göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/402, K. 2010/6480, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama